18. Hutbe: İmam Ali’nin (a.s) Kendi Görüşlerine Göre Fetva Veren Alimleri Yeren Konuşması

Hz. Ali (a.s) birbirlerine aykırı fetva veren -şer’i deliller üzere değil kendi görüşleri esasınca kıyas üzere fetva veren- âlimleri kına­yarak söyle buyuruyor.

“Onlardan birine hükümlerden bir hüküm gelince kendi reyince-görüşünce hüküm verir. Daha sonra aynı mesele olduğu gibi bir başkasına anlatılır, o da (öncekine) aykırı bir fetva verir. Sonra bunlar kadı’ul-kudat (başkadı)’ın yanına toplanır, verdikleri hükümleri anlatırlar. O da hepsinin hükmünün doğru olduğuna hükmeder. Hâlbuki ilahları bir, peygamberleri bir, kitapları birdir. Allah-u Teâlâ bunlara birbirine aykırı hüküm vermelerini emretmiş de, bunlar da o emre mi itaat ediyorlar? Yoksa onları bundan nehyetmiş de bunlar isyan mı ediyor? Yoksa (hâşâ) Allah noksan bir din indirmiş de bunlardan dininin tamamlamak için yardım mı diliyor! Yoksa ortak mıdırlar onunla da, onlar söyleyecek, o da razı olacaktır onlardan? Yoksa Allah-u Teâlâ tam/kâmil bir din indirdi de (hâşâ) tebliğ ve edası hususunda peygamber (s.a.a) bir hata mı etti? Hâlbuki noksanlıklardan münezzeh olan Allah bizzat şöyle buyurmaktadır: “Kitapta biz hiç bir şeyi eksik bırakmadık.”(En’am: 38)

Hakeza onda her şeyin açıklamasının olduğunu, kitabın bazısının diğer bazısını tasdik ettiğini ve onda hiç bir ihti­lafın olmadığını bildiriyor.

Nitekim şöyle buyuruyor: “Eğer o Allah’tan başka­sından gelseydi, onda çok aykırılıklar bulurlardı.”(Nisa: 82)

Gerçekten de Kur’an’ın zahiri/dışı güzel mi güzel, ba­tını/içyüzü oldukça derin mi derindir. İlginç şeyleri asla bitmez. Esrarı ve nükteleri sona ermez. Karanlıklar ancak onunla keşfolur, aydınlanır.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*