25. Hutbe: İmam Ali’nin (a.s) Muaviye’nin Askerlerinin Fitneleri Karşısında Yaptığı Konuşması

Sürekli Muaviye’nin askerlerinin şehirleri birbiri ardınca ele geçirdiği haberleri geliyordu. Muaviye’nin gönderdiği Busr b. Ebi Ertat komutasındaki askerler Yemen’e girince Hz. Ali’nin Yemen valileri Abeydullah b. Abbas ve Said b. Nemran şehri terk ederek Kufe’ye Hz. Ali’nin yanına vardılar. Yemen’de Osman’ın taraftarı olan bir grup, bir takını maslahatlar üzere Hz. Ali’ye biat etmiş­lerse de Irak halkı muhalefete kalkınca, Hz. Ali’nin Mısır valisi Muhammed b. Ebi Bekir öldürülünce ve Şam ehlinin zulmü artın ca, hu olayları fırsat bilerek Hz.. Ali’nin bu iki valisine muhalefet ettiler. Hz. Ali bunu duyunca hemen bir mektup yakarak onları tehdid etti. Onlar ise Hz.. Ali’den bu iki valiyi azletmesini, aksi takdirde kendisine biat etmeyeceklerini söylediler ve Hz.. Ali’nin gönderdiği mektubu Muaviye’ye göndererek durumu ona da bildirdi­ler. Muaviye de hemen bu durumu değerlendirerek fitneci ve kan dökücü birisi olan Busr b. Ebi Ertat’ı onların yardımına gönderdi. Busr San’a şehrine girince Hz. Ali’nin iki valisi Abeydullah ve Said, Abdullah-i Sakafi’yi yerlerine geçirerek oradan kaçıp Kufe’ye doğru yola koyuldular. Busr ise Abdullah-i Sakafi’yi katletti. Hz. Ali San’a’yı bırakıp kaçan bu iki valisini Busr ile savaşmadığı için kınadı, iki vali bir takım özürler, bahaneler ileri sürdüler. Hz. Ali ashabının cihad hususundaki tembelliği ve emrine muhalefeti nedeniyle oldukça üzgün bir halde minbere çıkarak şöyle buyurdu:

“Elimde sadece sıkıp gevşettiğim (tasarruf edebildiğim) Küfe kaldı. Ey Küfe eğer elimde senden başka bir yer kalmayacak ve sende de fırtınalar esip kasırgalar kopacaksa (ehlin fitne, fesat ve nifak içine girecekse) Allah seni çirkinleştirsin (seni harabeye çevirsin, viran etsin… Hz. Ali daha sonra örnek olarak şairin şu beytini okudu:)

“Ey Amr hayırlı babanın ömrü hakkı için bana sadece kabın dibindeki yağlı artık kaldı.”

Hz. Ali daha sonra şöyle buyurdu:

“Bana Busr’un Yemen’i ele geçirdiği haberi geldi. Val­lahi onlar, batıl yolda birlik içindeyken, sizin hak yolu­nuzda ayrılığa düşmeniz; onlar batıl yolda imamlarına itaat ederken, sizlerin hak yolunda imamınıza isyan etmeniz; onlar emaneti sahibine verirken, sizin emanete hıyanetin etmeniz; onlar şehirlerinde Islah edici-düzgün hareket ederken sizin fesat-bozgunculuk etmeniz sebebiyle çok geçmeden sizlere galip geleceklerini sanıyorum.

Sizlere bir sağrak emanet etsem (devenin semerine ası­lan) ipini götürmenizden korkuyorum.

Allah’ım ben onlardan (Küfe ehlinden) bezdim, usan­dım Onlar da benden usanıp bezdiler. O halde bana onlardan hayırlısını ver ve onlara da benden kötüsünü musallat kıl. Allah’ım onların kalplerini tuzun suda eridiği gibi erit.

Allah’a andolsun ki sizin yerinize (gayret, cesaret ve dostlukla ün yapmış) Firas b. Ganm oğullarından bin atlım olmasını daha çok isterdim. (Daha sonra şu beyti okudu:)

“(Ey Ümmü Zenba!) Yardım için Temimoğulları’ndan yardım isteseydin, yaz bulutları gibi atlıları gelirdi sana.”

Daha sonra minberden aşağı indi.

Seyyid Razi burada şöyle demektedir: “Şair yaz bulut­ları demiş, zira yaz bulutları fazla suya sahip olmadığı için hızlı hareket etmektedir., Kış buludan ise fazla suya sahip olduğundan yavaş hareket etmektedir. Şair de bu yüzden yardıma koşanları yaz bulutlarına benzetmiştir.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*