50- Kaf Suresi

(38. ayeti dışında Mekke’de inmiştir; 45 ayettir.)

(Bu sure, adını 1. ayetinde geçen “Kaf” kelimesinden almaktadır. İmam Muhammed Bâkır (a.s)’ın şöyle dediği nakledilmiştir: “Kim “Kaf” Suresi’ni farz ve nafile namazlarında okumayı âdet edinirse, Allah onun rızkını bollaştırır, amel defterini sağ eline verir ve onu kolay bir şekilde hesaba çeker.” (bk. es-Safî Tefsiri, Sevabu’l-A’mal’dan naklen.))

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Kaf. Şanı yüce Kur’an’a andolsun.

2. Hayır; kendilerinden olan bir uyarıcının onlara gelmesine şaştılar da kâfirler, “Bu, şaşılacak bir şeydir.” dediler.

3. “Öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (tekrar dirileceğiz)?! Bu, gerçekleşmesi uzak bir dönüştür.”

4. Gerçekten biz yerin onlardan neyi eksilttiğini biliyoruz. Katımızda her şeyi kaydeden bir kitap vardır.

5. Hayır; onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar, karmakarışık bir iştedirler.

6. Üstlerindeki göğe bakmazlar mı ki, onu nasıl bina ettik ve süsledik?! Onda bir çatlak yoktur.

7. Yeri de yaydık, orada sabit dağlar yerleştirdik ve orada gönül açan her türlü bitkiden yetiştirdik.

8. (Allah’a) yönelen her kula bilinç ve öğüt kaynağı olması için.

9. Gökten bereketli bir su indirdik de onunla bahçeler ve biçilen taneler bitirdik.

10. Kat kat tomurcuk yüklü uzun boylu hurma ağaçları (bitirdik).

11. Kullara bir rızık olması için ve o suyla ölü bölgeyi dirilttik. İşte kabirden çıkış da böyledir.

12. Onlardan önce Nuh’un kavmi, Res halkı ve Semud’u da yalanladılar.

13. Ad, Firavun ve Lut’un kardeşleri (kavmi) de.

14. Eyke halkı ve Tübba’ kavmi de. Bütün bunlar, peygamberleri yalanladılar da tehdidim gerçekleşti.

15. İlk yaratmadan âciz mi kaldık?! Hayır; onlar, yeni bir yaratma hakkında şüphe içindedirler.

16. Gerçekten biz insanı yarattık ve nefsinin ona yaptığı vesveseyi biliyoruz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.

17. Hani iki kaydeden melek, sağ ve solunda oturup yaptıklarını kaydederler.

18. Hiçbir söz söylemez ki, yanında yazmaya hazır gözetleyen bir melek olmasın.

19. Nihayet ölüm sarhoşluğu gerçek olarak gelip çatar. “İşte öteden beri kaçtığın şey!”

20. Ve Sûr’a üfürülür. “İşte vadedilen gün!”

21. Herkes, yanında bir sürücü (melek) ve bir tanık (melek) ile beraber gelir.

22. “Gerçekten sen bundan gafildin. Şimdi perdeni kaldırdık, artık gözün keskindir.”

23. Yanındaki (melek) arkadaşı, “İşte yanımda bulunan (amel defteri) hazırdır.” der.

24. (O iki meleğe şöyle denir:) “Atın cehenneme her inatçı kâfiri!”

25. “Hayra sürekli engel olan, saldırgan şüpheciyi!”

26. “Allah ile beraber başka ilah edineni! Artık onu çetin azaba atın.”

27. Yanındaki (şeytan) arkadaşı, “Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat kendisi derin bir sapıklık içindeydi.” der.

28. (Allah) der ki: “Benim huzurumda çekişmeyin. Ben, önceden sizi uyarmıştım.”

29. “Benim yanımda söz değiştirilmez ve ben kullara asla zulmeden değilim.”

30. O gün cehenneme “Doldun mu?” deriz. O, “Daha var mı?” der.

31. Cennet de takvalı olanlara yakınlaştırılmıştır, uzak değildir.

32. “İşte size vadedilen (cennet) budur. Sürekli (Allah’a) yönelen ve (Allah’ın emirlerini) koruyan herkes içindir.”

33. “Gizlide Rahman’dan korkan ve (Allah’a) yönelmiş bir kalple gelen kimse içindir.”

34. “Oraya esenlikle girin. Bu, ebediyen kalıcı olma günüdür.”

35. Orada onlara diledikleri her şey var ve katımızda fazlası da var.

36. Onlardan önce, kendilerinden daha güçlü olan nice nesilleri yok ettik. Şehirleri delik deşik ettiler (gezip dolaştılar.) Bir kaçış yeri, bir kurtuluş var mı?

37. Kuşkusuz bunda, kalbi olan veya hazır bulunup (fikrini toparlayıp) kulak veren kimse için bir öğüt vardır.

38. Gerçekten biz gökleri ve yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattık ve bize bir yorgunluk da gelmedi.

39. Onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan önce ve batışından önce Rabbini hamd ile birlikte tesbih et.

40. Gecenin bir bölümünde ve secdelerin ardından da O’nu tesbih et.

41. Münadinin yakın bir yerden sesleneceği güne kulak ver.

42. O gün o sesi hak olarak duyarlar. İşte o gün (kabirlerden) çıkış günüdür.

43. Şüphesiz, biz diriltiriz ve biz öldürürüz, dönüş de bizedir.

44. O gün yer onların üzerinden yarılıp açılır da süratle (mahşere) koşarlar. Bu bize kolay olan bir toplamadır.

45. Biz ne dediklerini iyice biliriz. Sen onlara karşı bir zorlayıcı değilsin. Öyleyse tehdidimden korkanlara Kur’an ile öğüt ver.

Meal:Murtaza Turabi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*