74. Müddesir Suresi

(Mekke’de inmiştir; 56 ayettir.)

(1. ayeti bu kelimeyi içerdiği için bu adla anılmıştır. İmam Muhammed Bâkır (a.s)’ın şöyle dediği nakledilmiştir: “Kim farz namazında Müddessir Suresi’ni okursa, Allah’a hak olur ki, onu (cennette) Muhammed (s.a.a) ile birlikte ve onun derecesinde kılsın ve Allah’ın izni ile ona dünya hayatında asla bedbahtlık ulaşmaz.” (bk. Sevabu’l-A’mal.))

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

1. Ey uyku elbisesine bürünen (Resul)!

2. Kalk ve (halkı) uyar!

3. Sadece Rabbini büyük bil.       

4. Elbiselerini tertemiz tut.

5. Kötülüklerden tamamen uzaklaş.

6. Yaptığın bu iyilikleri çok görerek başa kakma.

7. Ve Rabbin için sabret.

8. Sûr’a üfürüldüğü zaman,

9-10. İşte o zaman, o gün (kıyamet günü) kâfirlere hiç de kolay olmayan çetin bir gündür.

11-14. Tek olarak yarattığım, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim ve kendisi için (her türlü nimeti) hazırladığım kimseyi bana bırak.

(bk. Açıklamalar Bölümü: 164)

15. Üstelik, (verdiğim nimetleri) artırmamı istiyor.

16. Kesinlikle hayır! Çünkü o, bizim ayet­lerimize karşı oldukça inatçıdır.

17. Ben onu sarp bir yokuşa süreceğim.

18. Doğrusu o, düşünüp ölçtü biçti.

19. Kahrolası, nasıl da ölçtü biçti!

20. Yine kahrolası, nasıl da ölçtü biçti!

21. Sonra baktı.

22. Sonra kaşlarını çatıp surat astı.

23. Sonra da sırtını çevirip büyüklük tasladı.

24. “Bu” dedi, “olsa olsa (sihircilerden öğrenilip) nakledilen bir sihirdir.”

25. “Bu ancak bir insan sözüdür.”

26. Ben onu Sekar’a (cehenneme) sokacağım.

27. Sen Sekar’ın ne olduğunu ne bilirsin?!

28. Ne baki bırakır, ne terk eder.

Yani yakar bitirir ama yine de bırakmaz, çünkü tekrar ilk hâline gelip yanmaya başlar.

29. İnsanın derisini kavurur.

30. Üzerinde on dokuz (bekçi) vardır.

31. Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri görevlendirdik. Onların sayısını da sadece kâfirler için (çetin) bir imtihan (vesilesi) yaptık. Böylece kendilerine kitap verilenler, (senin hak peygamber olduğuna) yakin etsinler, iman edenlerin imanı artsın, kendilerine kitap verilenler ve inananlar şüpheye düşmesinler, kalplerinde hastalık olanlar ve kâfirler, “Allah, bu örnekle ne demek istemiştir?!” desinler. Allah, böylece dilediğini saptırır ve dilediğini doğru yola eriştirir. Rabbinin ordularını kendisinden başkası bilmez. Bu ise, insan için ancak bir öğüt ve hatırlatmadır.

32-34. Hayır; (onların sandığı gibi değil;) aya, dönüp gidince geceye ve açılıp aydınlanınca sabaha andolsun,

35. O (Sekar), en büyük musibetlerden biridir.

36-37. İnsanlar için, (iyi işlerde) ileri gitmek veya geri kalmak isteyenleriniz için bir uyarıcıdır.

38. Herkes kendi yaptığına rehindir (tutsaktır).

39. Fakat amel defterleri sağ ellerine verilenler hariç.

40-42. Onlar cennetlerdedirler; günah­kâr­la­ra, “Sizi Sekar’a sokan nedir?” diye sorarlar.

43. Derler ki: “Biz namaz kılanlardan değildik.”

44. “Yoksulu doyurmazdık.”

45. “Sürekli batıla dalanlarla birlikte (boş konuşmalara) dalardık.”

46. “Ve ceza gününü yalanlardık.”

47. “Sonunda yakin (şüphelerin kalkmasına sebep olan ölüm) bize geldi çattı.”

48. Artık şefaatçilerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.

49-51. Böyle iken onlara ne oluyor ki, aslandan ürküp kaçan yaban eşekleri gibi bu öğüt ve hatırlatmadan yüz çevirip uzak duruyorlar?!

52. Hayır; onlardan her biri, kendisine, açılmış sahifeler (özel ilahî kitap) verilmesini istiyor.

53. Hayır; doğrusu onlar, ahiretten korkmuyorlar.

54. Hayır; (asla sandıkları gibi olmayacak;) gerçekten bu (Kur’an), bir öğüt ve hatırlatmadır.

55. Dileyen kimse öğüt alır, hatırlar.

56. Allah dilemedikçe öğüt almazlar, hatırlamazlar. O’dur sakınılmaya layık olan ve O’dur bağışlamaya layık olan.

Meal:Murtaza Turabi

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*