Allah’ın Velayetini Kabul Edenler ve Karşı çıkanlar

Kur’an’ın Huzurunda Birkaç Dakika (6)

Konu: Allah’ın Velayetini Kabul Edenler ve Karşı çıkanlar

“Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar.” Bakara: 257

Ayetel Kürsünü devamı niteliğinde olan bu ayette Allah Teala açık ve net olarak kendisine inanan ve velayetini kabul edenlerin dostu olduğunu bildirmekte ve onları karşılaştıkları olumsuzluklar karşısında nuruyla kurtaracağını vurgulamaktadır. Buna mukabil olarak Allah’tan başkasını dost edinenler dostları gibi kör, şaşkın ve yolunu kaybetmiş olarak kalmaya mahkumdurlar.

Şimdi kısaca ayetler ve hadisler ışığında Allah’ın velayetini kabul edenlerin özelliklerini inceleyelim:

  • Allah’ın velayetini kabul eden kili onun rengini alır. Yani yaşantısını Allah’ın emir ve yasakları doğrultusunda şekillendirir.

“Biz, Allah’ın boyasıyla boyanmışızdır. Boyası Allah’ınkinden daha güzel olan kimdir? Biz ona ibadet edenleriz” (deyin).” Bakara:138

  • Kendilerini dünyevi önderler değil Allah tarafından belirlenmiş ilahi önderler seçerler.

“(Peygamberleri dedi ki) Doğrusu Allah sizin için Talut’u öder kıldı.” Bakara: 247

  • Allah’ın velayet nuruyla aydınlanan kimselerin yolu açık, geleceği belli ve yaptığı işlere karşı beklenti içindedir. “İmanlarından dolayı Rableri onları hidayet eder.”, (Yunus:9) “Biz Allah’tanız ve dönüşümüz onadır”, (Bakara:156) “Biz kesinlikle iyilik yapanları mükafatını zayi etmeyiz.” Yusuf:56
  • Allah’ın velayetine girenler ölümden korkmazlar. Çünkü bu şekilde ölmeyi saadet bilirler. “Ben ölümü sadece saadet biliyorum” İmam Hüseyin (a.s)
  • Allah’In velayetinde olan kimseler tek ve tenha kalsalar bile yaşam onlar için dayanılmaz ve çekilmez değil, aksine tepeden tırnağa ümittir. Peygamberimiz (s.a.a) mağarada ölümle burun buruna olduğu bir halde şöyle buyurmuştur. “Doğrusu Allah bizimledir.” Tövbe:40
  • Allah’ın velayetine giren kimseler malları Allah yolunda harcamaktan, humus, zekat ve sadakalarını vermekten asla çekinmezler. Onlar kendilerine rızık veren kişinin Allah olduğunu, ellerinde var olan şeylerin ise aslında onlara ahret yatırımı yapmaları için verilen bir emanet olduğunu bildiklerinden infak etmekten asla çekinmez ve korkmazlar. Çünkü onlara aslında verdikleri şeyleri Allah’a vermektedirler. “Kim Allah’a güzel bir borç vermek ister.” Bakara:245
  • Allah’ın velayetine giren kimselere olumsuz yaygara ve tebliğler etki etmez. Çünkü onlar Allah’ın kesin olan vaadine canı gönülden inanmıştır. “Hayırlı son kesinlikle sakınanlar içindir.” Araf:128
  • Allah’ın velayetine girenler için Allah dışında bütün her şey küçük, gelip geçici ve yok olmaya mahkumdur. Emirel Müminin İmam Ali (a.s) Allah erlerini vasıflandırırken şöyle buyurmuştur: “Yaratıcı onların gözünde çok büyüktür, onun dışında kalan her şey ise küçücüktür.” Nehcul Belağa 193. Hutbe
  • Allah’ın velayetine girenler farklık kanun ve yasalar karşısında şaşkınlık yaşamazlar. Çünkü onlar Allah’ın kanun ve yasalarını kabul ettiklerinden dolayı yaşamları ona göre düzenlerler. Onlar için önemli olan tek şey Allah’ın yasalarıdır. “Şüphesiz Tevrat’ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah’a) teslim olmuş nebiler, onunla yahudilere hüküm verirlerdi. Kendilerini Rabb’e adamış kimseler ile âlimler de öylece hükmederlerdi. Çünkü bunlar Allah’ın kitabını korumakla görevlendirilmişlerdi. Onlar Tevrat’ın hak olduğuna da şahit idiler. Şu hâlde, siz de insanlardan korkmayın, benden korkun ve âyetlerimi az bir karşılığa değişmeyin. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.” Maide: 44

Bunun karşısında Allah’ın velayetini kabul etmeyip nefislerini ve şeytanın oyuncağı olan dünyaperest kimseler bu nimetlerden mahrumdurlar. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “İnsanların en kötüsü dinini dünyasına satan kimsedir. Ondan daha kötüsü ise dinini başkalarının dünyası için satan kimsedir.”  Men la Yehzuruhu’l Fakih c.5, s.353

Allah’ın velayetini kabul edenler sürekli namazlarından sonra imanlarını şöyle ikrar ederler: Rabbim Allah’tır, peygamberim Hz. Muhammed, dinim İslam, kitabım Kur’an, kıblem Kabe’dir, rehberim 12 İmam, ölüm haktır, yeniden diriliş haktır, Sırat köprüsü haktır, insanlar kıyamet günü yaptıklarından dolayı hesaba çekilecektir, Ali b. Ebu Talib’in “Velayet Beratını” alabilenler Sırat Köprüsünden geçip cennete gireceklerdir. Âmin ya Rabbel Alemin!

Çorum Ehlibeyt Vakfı Araştırma ve Toplumu Aydınlatma Çalışma Grubu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*