Ey Can! Sen Hiç Kerbela’da İmam Hüseyin’in (a.s) Kabrine Yüz Sürdün Mü?

İmam Cafer Sadık’tan (a.s) bu Hadisi Duyduktan Sonra Şimdiye Kadar Kerbela’da İmam Hüseyin’i (a.s) Ziyaret Etmediysen Çok Pişman Olacaksın Ama Ziyaret Yaptıysan Bir Daha Yapmak İçin Can Atacaksın

 Hişam b. Salim’in bildirdiğine göre adamın birisi İmam Cafer Sadık’ın (a.s) huzuruna gelmiş ve aralarında şu konuşma geçmiştir:

Adam:

  • Ey Allah’ın elçisinin (s.a.a) torunu dedeniz (Hüseyin’i) ziyaret edebilir miyiz?

İmam Sadık:

  • Evet, ziyaret edilir, ardından orada namaz bile kılınabilir. Ancak namazı kabrin önünde değil arkasında kılmak gerekir.

Adam:

  • İmam Hüseyin’i ziyaret edenin mükafatı ve karşılığı nedir.

İmam Sadık:

  • İmam Hüseyin’e uyduğu ve onun İmam bildiği takdirde mükafatı kesin cennettir.

Adam:

  • Eğer birisi isteksizlikten veya önemsememeden dolayı ziyareti terk ederse durumu nedir?

İmam Sadık:

  • Pişmanlık günü olan kıyamette çok pişman olacaktır.

Adam:

  • Onun kabrinin yanında kalanın mükafatı nedir.

İmam Sadık:

  • Orada geçirilen her bir gün bin ay değerindedir.

Adam:

  • İmam Hüseyin’in (a.s) kabrini ziyaret etmek için yolda para harcayan ve aynı şekilde kişinin orada bulunduğunda harcadığı paranın karşılığı nedir?

İmam Sadık:

  • İnsanın ziyaret boyunca harcadığı her bir dirhem bin dirhem değerindedir.

Adam:

  •   Eğer birisi Kerbela ziyaretinde ölürse mükafatı nedir.

İmam Sadık:

  • Melekler onun cenazesine katılırlar, cennetten hanut ve elbise getirirler, ona namaz kılarlar, normal kefenin ardından o kefeni giydirirler, altına reyhan sererler, mezarını önünden ve arkasından üç mil mesafe kadar genişletirler, baş ucundan ve ayak ucundan da aynı şekilde genişletirler. Cennetten onun kabrine bir kapı açılır ki onun kokusunu ve havasını kıyamete kadar hisseder.

Adam:

  • İmam Hüseyin’in (a.s) kabrinin yanında namaz kılmanın mükafatı nedir?


İmam Sadık:

  • Her kim kabrin başında iki rekât namaz kılarsa Allah’tan ne dilerse dilesin onu ona verir.

Adam:

  • Fırat suyundan gusül alanın mükafatı nedir?

İmam Sadık:

  • Allah rızasını ümit ederek gusül alan kimsenin günahları dökülür öyle ki anasından doğduğu ilk gün gibi pak olur.

Adam:

  • Eğer birisi herhangi bir sebepten ziyarete gidemez ancak başkasının ziyaretinin masraflarını üstlenirse mükafatı nedir?

İmam Sadık:

  • Allah, harcadığı her bir kuruşun karşılığı olarak ona Uhut dağı büyüklüğünde iyilik verir, harcadığının daha fazlasının ona geri döndürür, kendisine gelmesi kesinleşen belayı ondan uzaklaştırır ve onun malını mülkünü korur.

Adam:

  • Eğer birisi ziyaret esnasında zalim bir sultan ve yönetici tarafından öldürülürse mükafatı nedir?


İmam Sadık:

  • Yere düşen ilk kan damlasıyla bütün günahları bağışlanır, yaratıldığı maya ve özü melekler yıkarlar öyle ki halis kılınmış nebiler gibi o da halis olur ve mayasına karışan bütün küfür (nifak) topraklarından arınarak aslına döner, kalbi arınır, göğsü genişler ve imanla dolar. Allah’ın huzuruna bedenlerin ve kalplerin bütün kirlerinden arınmış bir halde varır. Ailesine ve dostlarından bin kişiye şefaat etme yetkisi verilir. Onun cenaze namazını Cebrail ve ölüm meleğiyle birlikte melekler üstlenirler. Kefeni ve hanutu cennetten getirilir, mezarı ona genişletilir, mezarını aydınlatmak için meşaleler dikilir, mezarından cennete onun için bir kapı açılır, melekler sürekli ona cennetten hediyeler getirirler. Şehadetinden on sekiz gün sonra cennete götürülür ve sura ilk üfleninceye kadar orada Allah’ın velileri ile birlikte olur. Sura ikinci defa üflenildiğinde mezarında çıkar. Bu sırada onunla ilk tokalaşacak kişi Allah’ın resülü (s.a.a), Emirel Müminin İmam Ali (as) ve imamlar olacaktır. Ona müjde vererek şöyle derler “Bizden ayrılma.” Onu havuzun başına getirirler, ondan içer ve dilediği kimselere de içirir.

Adam:

  • Eğer birisi İmam Hüseyin’i (a.s) ziyaret ettiğinde dolayı hapse atılırsa mükafatı nedir?

İmam Sadık:

  • Hapiste kaldığı ve üzüldüğü her günün karşılığı olarak kıyamete kadar ona rahatlık ve huzur verilir. Eğer hapse atıldıktan sonra bir de dövülürse yediği her bir darbenin karşılığında ona bir huri verilir ve hissettiği her acının karşılığında da bir milyon sevap verilir, bir milyon günahı af olur ve derecesi bir milyon yükselir. Hesabı bitinceye kadar Peygamberin (s.a.a) kendileri ile konuştuğu kişilerden olur, arşı taşıyanlar onunla tokalaşır ve ona “ne istiyorsan” söyle derler. Onu döven kişi de hesap için getirilir. Ama daha hesaba çekilmeden ve bir soru sorulmadan kolundan tutarak onu bir meleğe teslim ederler. O da ona kaynar su ve irinden bir içeceği içirir. Onu ateşten bir parçanın üzerine bırakarak “işlediğin günahın karşılığı olarak ateşi tat, çünkü sen Allah’ın misafirini dövdün, Peygamberin misafirini dövdün,” der. Dövülen kişiyi de cehennemin kapısına kadar getirirler “sana vurana ve başına gelenlere bak, acaba için rahatladı mı, sana yapılanların kısası yapıldı,” derler. O kişi de “bana ve Resulünün torununa yardımda bulunan Allah’a hamdolsun” der.

Kaynak: Kamilu’z-Ziyarat s. 122. 123

Çorum Ehlibeyt Vakfı Araştırma ve Toplumu Aydınlatma Çalışma Grubu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*