GEL KAPIMIZ SONUNA KADAR AÇIK?

“İman edenlerin Allah’ı zikretmekten ve inen haktan dolayı kalplerinin saygı ile ürpermesinin zamanı gelmedi mi?” Hadit: 16

Nakledildiğine göre şahsın birisi ömrünün tamamını isyan ve günahla geçirmişti.  Ömrü boyunca hiçbir iyilik ondan görülmemişti. İşlemediği günah kalmamıştı ve yaptığı günahın yanlış olup olmadığına bakmaksızın pervasızca günah işliyordu. Öyle ki zamanın değerli ve yüce şahsiyetleri bile onun artı yola gelmeyeceğini düşünerek ondan uzaklaşmışlardı.

Gel zaman git zaman derken ölüm meleği ruhunu almak için kapısını çaldı. Günahkâr kimse ölümün soğuk nefesini ensesinde hissedip kesin öleceğini anlayınca amel defterini şöyle bir gözden geçirdi, siyah sayfalar ciltler dolusu ancak beyaz sayfalar bomboştu, öyle ki tutunup kendisini yüce ilahi dergâha yönlendirip ümit kapısını aralayacak bir tane bile iyi ameli yoktu. Çaresiz bir şekilde içten bir ah çekerek elinde olmaksızın şöyle yakardı: “Ey dünya ve ahretin sahibi dünya ve ahreti olmayana merhamet et.” Bu sözleri söyledi ve dünyadan gitti.

Günahkâr kulun öldüğünü duyan halk çok sevindiler ve cenazesini bir çöplüğe attılar ve üzerini de çöp ve pislik ve toprakla doldurdular.   O günün akşamı değerli şahsiyetlerden bir tanesine rüyasında şöyle denildi: Kalk falanca kulumuz öldü onu çöplüğe attılar. Onu oradan çıkar gusül ver kefenle, namazını kıl ve salih insanların gömüldüğü yere onu göm.

Değerli şahsiyet şaşkınlık içerisinde Rabbim bu şahıs kötü biriydi, insanlar arasında kötü şöhret ve davranışlarla meşhurdu. Onu yüce ilahi dergâha getirip bağışlanmasına ve bunca saygı görmesine sebep olan şey nedir diye sordu?

Şöyle cevap verildi: Kulumuz ölüm anı geldiğinde amel defterine baktı, günah ve isyandan başka bir şey görmedi. Bundan dolayı iflas etmiş bir kimse gibi dergâhımıza yöneldi, âcizane rahmetimize göz dikti, fazl-u kerem eteğimize yapıştı. Bundan dolayı bizler çaresizlik ve acizliğine acıdık, onun günahlarını bağışladık, acıklı azaptan onu kurtardık ve nimetlerimizin içine onu aldık. (Miracussaade Tövbe Bölümü)

Ey yüzlerce sevgiyi kalbinde barındıran

Bırakıp başka sevgileri ol gönlünden arındıran  

Bir defaya mahsusta olsa samimiyetle gel kapımıza

Eğer almazsan muradını koy adımızı kandıran

Dostlar geç kalmadık, Allah o kadar bağışlayıcı ve merhametli ki buyuruyor;

60-70 yaşında mısın gel, kadın mısın-erkek misin gel, genç misin-yaşlı mısın gel, ömründe hiç alnın secdeye gelmedi mi gel, ömür sermayeni gece gündüz günahla mı harcadın gel, kapım sonuna kadar açık. Daha önce kaçtıysan da gel, hiç kapımızdan geçmediysen de gel, şimdiye kadar bize karşıysan da gel, yaparım deyip yapmadıysan da gel, yapmam deyip yaptıysan da gel, kimin kimsen yoksa da gel, zirvede olsan da gel, çaresiz kalsan da gel….

Gel, gel ne olursan ol yine gel

Kafir, zerdüşt, putperest olsan da yine gel

Bizim dergahımız ümitsizlik dergâhı değil

Yüz defa tövbe bozsan da yine gel

Çorum Ehlibeyt Vakfı Araştırma ve Toplumu Aydınlatma Çalışma Grubu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*