Günaha Rıza Göstermek Onu Yapmak Gibidir

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:

“Bir toplumun yaptığı davranışa razı olan o işte onların ortağı gibidir. Bilinmelidir ki batı işe dalana iki günah vardır. Biri fiili işleme günahı diğer ona razı olma günahı.” Nehcul Belağa 154. hikmetli söz

İmam Ali (a.s) bu buyruğunda insan bir şeyi yapmasa ama yapıla razı olsa da onun sevabında yada günahında ortak olduğunu buyuruyor.

Buna göre inanan bir kimse kötü fiil ve davranışlarda uzak durduğu gibi onu yapanlara da hoşgörülü olmamalı yapılan şeye rıza göstermemelidir.

Hatırlarsanız Aşura günü okunması tavsiye edilen dualardan bir tanesi şöyleydi:

“Keşke bende Aşura günü orda olsaydım ve şehadet şerbeti içerek ulaştığınız feyze ulaşsaydım.”

İmam buyuruyor her kim bu duayı okursa Kerbela şehitlerinin sevabına ortaktır.

Yada tam akside söz konusu kutsi hadis olan Aşura ziyaretinde şöyle okuyoruz. “Allah’ın Muhammed ve Ehlibeyt’ine ilk lanet edene ve onu takip eden sonuncuya ve onların yaptıklarına rıza gösterene lanet eyle” diye okuyoruz. Aşura günü bazılar Kerbelada değildi ancak Emevilerin yaptıklarına rıza gösterdikleri için Allah onlara lanet ediyor.

 Aynı şekilde günümüzde de eğer birisi bugün geçmişte Ehlibeyte yapılan zulümlere razı olursa o günahı işleyenlerle aynı karşılığı görecektir.

Durum normal yaşantımız içinde geçerlidir. Bugün içinde yaşadığımız toplumda olumsuzluklara karşı kayıtsız kalmamamız gerekiyor. İzlediğimiz filimler, diziler vs. belki içerdiği konu itibariyle bizleri sürüklüyor ancak onların içerisinde yer alan uygunsuz sahneleri izlemek, orada yapılan şeylere özenmek, ya da onları normalmiş gibi izlemek o olumsuzluklara razı olmak anlamına geliyor.

İşte bundan dolayı Allah Kur’an’ı kerimde Yahudi bir topluluğun bulunduğu ortamda insanların Allah’ın emirlerine karşı üç gruba bölündüklerini belirtiyor.

  • Günahı işleyenler
  • Günahkârların yaptıklarına kayıtsız kalanlar
  • Günah işleyenlere karşı çıkanlar

Sonunda Allah’ın azabı geldiğinde hem günahı işleyenler ve hem de ona kayıtsız kalanlar Allah tarafından aşağılanmış domuz ve maymunlara dönüşüyor ve sadece karşı çıkanlar kurtuluyor.

“Bir de onlara deniz kıyısındaki şehri(n uğradığı sonucu) sor. Hani onlar cumartesi (yasağını çiğneyerek) haddi aşmışlardı. ‘Cumartesi günü iş yapma yasağına uyduklarında’, balıkları onlara açıktan akın akın geliyor, ‘cumartesi günü iş yapma yasağına uymadıklarında’ ise, gelmiyorlardı. İşte biz, fıska sapmaları dolayısıyla onları böyle imtihan ediyorduk.

Onlardan bir topluluk: “Allah’ın kendilerini helak etmek veya şiddetli bir azaba uğratmak istediği bir kavme ne diye öğüt veriyorsunuz?” dediğinde “Rabbinize karşı bir özür için ve bir ihtimal sakınabilirler, diye” dediler.

Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulmedenleri yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azab ile yakaladık.” Araf: 163-165

Evet buna göre bir topluluğun yaptığı söz, eylem ve davranışlarına razı olan kimse onların yaptıklarını yapmasa da onlarla aynı karşılığı almaktadır. Bu davranış iyi ise iyi karşılık kötü ise kötü karşılık. İşte insanı duyarlı ve etrafında gelişen olaylara karşı kayıtsız kalmamasına sağlayan şeyde budur. Rabbim sonumuzu hayırlı eylesin.

Çorum Ehlibeyt Vakfı Araştırma ve Toplumu Aydınlatma Çalışma Grubu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*