Hz. Ali’nin (a.s) Vasiyeti

 Bu, Ebu Talip oğlu Ali’nin vasiyetnamesidir. Müminleri, Allah’tan başka bir mabudun olmadığına, tek ve ortaksız olduğuna ve Muhammed’in O’nun kulu ve Resulü olduğuna, kâfirler sevmese de, bütün dinlere galip gelmesi için onu doğru yol ve hak dinle göndermiş olduğuna şehadet etmelerini vasiyet ederim. Allah’ın salat ve selamı Muhammed’e (s.a.a) olsun. Namazım, ibadetim, hayatım, ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir; eşi, ortağı yoktur, bana bu emredildi ve ben, O’na teslim olanların ilkiyim.

 Ey Hasan! Sana, bütün evladıma, Ehl-i Beyt’ime ve bu yazım kime ulaşırsa ona, Allah’tan sakınmayı vasiyet ederim. Müslüman olarak ölün, hepiniz birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sarılın, tefrikaya düşmeyin. Peygamber’in s.a.a şöyle buyurduğunu duydum: “İki kişinin arasını bulmak, bütün namazlardan, oruçlardan daha faziletlidir.” Helak edici ve dini temelden yok eden (ahlak), ara bozuculuk ve fitne çıkarmaktır. La kuvvete illa billah (Allah’ın kudretinden başka hiçbir kudret yoktur). Allah-u Teâla’nın kıyamet gününün hesabını size kolaylaştırması için akrabalarınıza bakın (onları koruyun), onlarla iyi ilişki kurun.

Allah için, Allah için, yetimleri koruyun; sakın gözünüzün önünde onlar zayi olmasınlar. Ben Resulullah’ın s.a.a şöyle buyurduğunu duydum: “Kim bir yetimi kendisini idare edebilene kadar gözetir, ona bakarsa Allah, cenneti ona farz kılar; nitekim yetimin malını yiyen kimseye de cehennemi farz kılmıştır.”

Allah için, Allah için, Kur’an’a riayet edin; onu anlamakta başkaları sizden öne geçmesin.

Allah için, Allah için, komşularınızın hakkını gözetin; Resulullah salla’llâhu aleyhi ve alih onları tavsiye etmiştir; komşular hakkında o kadar tavsiyede bulunuyordu  ki, onları da miras alanlardan kılacağını sandık.

Allah için, Allah için, Rabbinizin evini ziyareti, haccetmeyi bırakmayın; hayatta bulundukça o evi boş bırakmayın; çünkü o ev terkedilirse mühlet bile verilmez sizlere azap gelip çatar. O evin ziyaretine gidenin geri getirdiği en küçük hediye, geçmiş günahlarının affedilmesi olur.

Allah için, Allah için, namazı bırakmayın; çünkü o, en iyi amel ve dininizin direğidir.

Allah için, Allah için, zekât verin; o Rabbinizin gazabını yatıştırır.

Allah için, Allah için, Ramazan orucunu tutun; çünkü o ateşe karşı bir siperdir.

Allah için, Allah için, fakirler ve yoksulları gözetin; onları kendi yaşantınızda ortak kılın.

Allah için, Allah için, mallarınızla, canlarınızla, dillerinizle cihat edin. Ancak iki kişi cihat edebilir; biri hidayete ermiş imam (önder), diğeri ise ona uyan, itaat eden kişi.

Allah için, Allah için, Peygamberinizin s.a.a evlatlarınınn hakkını gözetin; sakın onları savunmaya kadir olduğunuz halde, aranızda zulme uğramasınlar.

Allah için, Allah için, Peygamberinizin s.a.a bid’at çıkarmayan, bid’atçıya da sığınak vermeyen ashabını gözetin; Resulullah s.a.a ashabı hakkında tavsiyede bulunmuştur; onlardan veya başka kimselerden bid’at çıkaranları ve bidatçılara sığınak verenleri ise lanetlemiştir.

Allah için, Allah için, kadınlarınızın ve malik olduğunuz köle ve cariyelerin haklarına riayet edin; Peygamber’inizin en son sözü şundan ibaret idi: “İki güçsüz grubu size tavsiye ediyorum: Kadınları ve malik olduğunuz köle ve cariyeleri.”

Namaz, namaz, namaz! Allah hakkında hiçbir kimsenin kınamasından korkmayın; Allah, size kötülük ve zulüm yapmak isteyen kimsenin şerrinden sizi korur. Halkla, Allah’ın emrettiği şekilde güzel bir dille konuşun. İyiliği emredip kötülükten alıkoymayı terketmeyin; çünkü (bunu yapmadığınız takdirde) Allah, en kötü olanlarınızı başınıza geçirir; sonra (şerlerinden kurtulmak için) dua edersiniz; duanız kabul olmaz.

Ey evlatlarım, birbirinizle güzel ilişkiniz olsun, birbirinizi görüp gözetin, birbirinizin ihtiyacını giderin, birbirinizden ayrılmayın, birbirinizden yüz çevirmeyin, tefrikaya düşmeyin. İyilik etmek ve kötülükten sakınmak hususunda birbirinize yardım edin, suç işlemek ve düşmanlık etmek için yardımlaşmayın ve Allah’tan korkun, sakının, şüphe yok ki Allah’ın cezası çok çetindir. Allah-u Teâla siz Ehl-i Beyt’i korusun ve Peygamber’inizin izlerini sizinle korusun. Sizi Allah’a ısmarlıyorum. Sizi selamlıyor ve Allah’ın rahmet ve bereketinin üzerinize olmasını diliyorum. Sonra bu dünyayı terkedinceye kadar hep “la ilahe illellah” diyordu. 

Kaynak: Tuhef’ul Ukul

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*