Hz. Fatıma’nın Fedakarlığı ve Bereketi

İmam Cafer (a.s) sahabe Cabir b. Abdullah Ensari’nin şöyle anlattığını nakletmiştir:

“Bir gün Peygamber (s.a.a) ilkindi namazını cemaatle kıldıktan sonra kıbleye doğru oturdu, bizde etrafında daire yaparak oturduk. Biz bu şekilde sohbet ederken şehir dışından yaşlı bir adam üzerinde eski ve yırtık bir elbiseyle çıkageldi, öyle yaşlıydı ki zor ayakta duruyordu. Peygambere (s.a.a) dönerek “ey Allah’ın elçisi! Açım lütfen beni doyur, elbisem yok lütfen beni giydir, fakirim lütfen fakirliğimi gider,” dedi.

Peygamber (s.a.a), “doğrusu yanımda hiçbir şey yok. Ama HAYRA YÖNLENDİREN HAYRI YAPAN GİBİDİR, sen Allah’ı ve resulünü seven, Allah ve Resulünün de onu sevdiği Allah’ın rızasını kendi rızasına tercih eden kişi kızım Fatıma’nın kapısına git,” diye buyurdu.

Hz. Fatıma’nın (s.a) evi mescidin yanında Peygamberin eviyle bitişikti. Bilal Habeşi, yaşlı adamı yanına alıp Hz. Fatıma’nın (s.a)  kapısına götürdü. Yaşlı adam dışarıdan şöyle seslendi:

“Selam olsun peygamberliğin Ehlibeyt’ine ki eviniz meleklerin uğrak yeri ve Cebrail Emin’inin alemlerin Rabbinden vahiy getirdiği yerdir.”

Hz. Fatıma (s.a), “Aleyküm selam, ey yaşlı adam sen kimsin” diye sordu.

Yaşlı adam, “Ben fakir birisiyim, beşerin efendisi baban beni sana yönlendirdi. Ey Muhammed’in (s.a.a) kızı ben açım, giysim yok ve parasızım lütfen bana yardım et, dedi.

O anda Hz. Fatıma, Hz. Ali ve Peygamberin boğazından üç gündür bir lokma yiyecek geçmemişti. Peygamber de bunu biliyordu.

Hz. Fatıma (s.a)  adamı geri çevirmemek için eve girdi ve Hasan ve Hüseyin’in üzerinde yattıkları koyun postunu alarak adama “bunu al, umarım Allah sana bundan daha iyisini nasip eder, dedi.

Yaşlı adam, “Ey Muhammed’in (s.a.a) kızı ben açım diyorum ama sen bana koyun postu veriyorsun, ben bunu ne yapayım,” dedi.

Hz. Fatıma (s.a) adamın sözleri üzerine boynunda bulunan amcası Hamza tarafından kendisine hediye edilen gerdanlığı çıkararak “bunu al umarım Allah bundan daha iyisini sana karşılık olarak verir” dedi.

Yaşlı adam gerdanlığı alarak Peygamberin (s.a.a) mescidine geri döndü. Peygamber (s.a.a) ashabıyla birlikte oturuyordu. Ona “kızınız Fatıma bana bu gerdanlığı verdi,” dedi.

Peygamber (s.a.a), “Onu sat umarım Allah ihtiyacını giderir,” diye buyurdu ve ardından ağlamaya başladı “nasıl olurda Allah onunla senin ihtiyacını gidermez onu sana Muhammed’in kızı ve Adem’in soyundan gelen bütün kadınların efendisi verdi,” dedi.

Bu sırada Ammar Yasir ayağa kalkarak “ey Allah’ın elçisi onu satın almama müsaade eder misin” diye sordu.

Peygamber (s.a.a), “Ammar alabilirsin, eğer onu satın almada sana bütün cin ve insanlar ortak olsalar, Allah onları ateşte yakmaz,” diye buyurdu.

Bunun üzerine Ammar, “ey yaşlı adam bunu kaça satıyorsun” diye sordu.

Yaşlı adam, “karnımı doyuracak biraz ekmek ve et, bedenimi kapatacak ve rabbimin huzurunda doğru dürüst namaz kılabileceğim bir elbise ve beni vatanıma döndürecek bir miktar para yeterli” dedi.

Ammar, “ben sana 20 dinar, 200 dirhem, bir binek, bir elbise ve karnını doyuracak et-ekmek veriyorum” dedi. Adamı yanına alarak evine götürdü ve söylediklerini verdi. Yaşlı adam tekrar Peygamberin (s.a.a) yanına gelerek kendisine teşekkür etti ve Hz. Fatıma (s.a) için şöyle duada bulundu:

“Allah sen bizim ilahımızsın, sana ortak koşmayız, senden başkasına tapmayız, her halükârda bize rızık veren sensin, Allah’ım Fatıma’ya hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı kadar nimet bahşet” Peygamber de o duaya amin dedi….

Ammar Yasir, gerdanlığa misk kokusu sürdü, onu bir yemen örtüsüne sardı, Sehim ismindeki kölesine vererek “al bunu Peygambere (s.a.a) götür seni de ona hediye ediyorum,” dedi.

Köle gerdanlığı alıp Peygamberin (s.a.) huzuruna getirdi ve durumu ona anlattı.

Peygamber (s.a.a.) “bunu kızım Fatıma’ya götür sende ona hediyesin,” diye buyurdu. Köle Hz. Fatıma’nın yanına gelerek durumu ona anlattı. Hz. Fatıma gerdanlığı aldı ve köleyi serbest bıraktı.

Serbest kala köle gülmeye başladı. Hz. Fatıma niçin güldüğünü sorunca şöyle dedi:

“Efendim! Gerdanlığın bereketine gülüyorum. Bir açı doyurdu, bir çıplağı giydirdi, bir fakirin ihtiyacını giderdi, bir köleyi azat etti sonra da sahibine geri döndü.”

Kaynak: Biharu’l Envar c. 43 s.57, 58

Çorum Ehlibeyt Vakfı Araştırma ve Toplumu Aydınlatma Çalışma Grubu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*