İmam Zeynel Abidin’den Tövbe Edenlerin Yakarışı

Bismillahirrahmanirrahim

  EyRabb’im; hata ve günahlar bana zillet elbisesini giydirdi ve senden uzak oluşum üzerime acizlik perdesini örttü ve suçumun ağırlığı kalbimi öldürdü

Ey umudum ve arzum ve ey isteğim ve gayem (Allah) öyleyse nasib edeceğin bir tövbeyle şu ölü kalbimi yeniden dirilt! İzzetine andolsun ki, senden başka günahlarımı bağışlayacak ve yaramı saracak birini göremiyorum. Sana dönerek teslim oldum ve zillet içinde sana boyun eğdim. Eğer kapından kovarsan kime sığınayım? Eğer beni nezdinden uzaklaştırır san kime yöneleyim? Utancımdan ve ayıplarımdan dolayı eyvanlar olsun bana Kötü hareketlerim ve kazancımdan dolayı yazıklar olsun bana’

Ey büyük günahları bağışlayan ve ey kırılmış kemiği iyileştiren, karşı gelmelerimi görmezlikten gel, gizli olan ayıplarımı ört, kıyamet sahrasında beni bağışından ayırma ve beni affından ve güzel örtünden mahrum eyleme.

Ey Rabb’im; günahlarımı rahmet bulutunun gölgesinde gizli tut, kusurlarıma ve kötü amellerime lütuf ve muhabbet yağmurunu yağdır.

Ey Rabb’im; (efendisinden) kaçmış köle efendisinden gayri kime dönebilir? Ve efendisinin gazabından, kim onu sakındırabilir?

Ey Rabb’im; eğer günahlarından pişman olmak, (senin katında) tövbe etmekse, izzetine andolsun ki artık ben de pişman olanlardanım ve eğer istiğfar edip af dilemek hata ve günahların affedilmesine sebep oluyorsa ben de artık istiğfar edenlerdenim (af dileyenlerdenim), razı oluncaya kadar beni muahaza etmeye (kınamaya) hakkın var senin.

Ey Rabb’im; benim üzerimde olan kudretin hatırına tövbemi kabul et ve günahlarım karşısındaki sabrın hürmetine beni affet ve benim hakkımdaki ilmin hakkına bana muhabbet gözüyle bak!

Ey Rabb’im; kullarını bağışlamak için onların yüzüne tövbe isminde bir kapı açan ve onlara “Allah’ın katma yönelerek gerçekten tövbe edin” diyen sensin; öyleyse (Günahkâr için) açtığın bu kapıdan girmekten gafil olanların özrü nedir?!

Ey Rabb’im; kulunun günah işlemesi çirkinse, senin (günahkâr kulunu) affetmen güzeldir.

Ey Rabb’im; ben, sana yönelip de kendisini affettiğin, kendisine ihsanda bulunduğun sana yönelen ilk günahkâr değilim.

Ey darlığa düşenin imdadına koşan, ey belayı bertaraf eden, ey büyük bağış sahipi, ey gizlileri bilen, ey günahları en güzel örten; rahmet ve keremini aracı kılarak ve merhametini vasua ederek kapma geldim; artık duamı kabul et ve senin lütfuna olan ümidimi boşa çıkarma; bağış ve merhametin hürmetine hatalarımı örtüver ve tövbemi kabul et; ey merhametlilerin en merhametlisi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*