İmam’ın Mehdi’nin (a.f) Uzun Ömrünün Sırrı

     İnsan ömrünün uzun olması imkânsız değildir. Nitekim Kur’ân’da Hz. Nuh’un (a.s) uzun ömür sürdürdüğü ve sadece 950 yıl elçilik ve tebliğle meşgul olduğu kayıtlıdır.

              Son zamanlarda biyoloji bilginlerinin yapmış olduğu a-raştırmalarca ömrün uzamasının mümkün olduğu benimsen-miş ve de teyit edilmiştir. Hatta beşerin ömrünün süresini u-zatabilmek için yemek ve ilaç üretimi çabasındadırlar.

              Merhum Ayetullah Sadr, “el-Mehdi” kitabında “el-Muk-tatif” dergisinin 3. sayısından bir makale nakletmektedir. Biz de şahit olarak onun özetini burada aktaracağız:

Başarılı bilim adamları şöyle derler: Hayvanı oluşturan cismin asıl yapısı/dokusu, her zaman diri/canlı kalma özelliğine sahiptir. İnsanın da hayatını noktalayacak ani olaylar önlendiği takdirde binlerce yıl yaşamını sürdürmesi mümkündür. Bu araştırmacılar, bunları tahmin üzere söylemiyorlar, yapmış oldukları araştırma onları böyle bir sonuca ulaştırmıştır…

Dr. Alexis Carel, hayvanlardan alınan parçalar üze-rinde yaptığı deneyler sonucu, söz konusu parçaların yaşlanmadığını, hatta hayvandan bile daha uzun süre yaşadığını ispatlamıştır. O, Ocak 1912 yılında araştır-malarına başlamış, zorluk ve fedakârlık içinde sürdür-düğü çabalar sonucu şu neticelere ulaşmıştır:

a) Vitamin eksikliği olmadığı ve mikrop bulaşmadığı sürece, hücrelerin ölümü söz konusu değildir ve sürekli diri kalırlar.

b) Söz konusu parçalar sürekli yaşam sürdürmelerine ek olarak çoğalıp rüşt ederler.

c) Onların gelişme ve çoğalmasını, ulaşan vitamin ve proteinlerle kontrol etmek mümkündür.

d) Zamanın geçmesi onların üzerinde bir etki bırakmadığı, zaman sürecinde yaşlanmaya ve zayıflamaya da maruz kalmaz, rüşt ve çoğalmalarında en u-fak bir eksilme görülmez. Her yıl bir öncesi gibi rüşt eder ve çoğalırlar.

Öyleyse neden insan ölür ve ömrü genelde 100 yılı geçmez?

Cevap olarak şu söylenebilir: Hayvanla insanın cis-mindeki uzuvlar çoktur ve birbirinden farklıdırlar. Buna rağmen birbirleriyle tamamen uyumlu, bağlantılı ve muttasıldırlar da. Öyle ki, bir uzvun yaşamı bir diğer uzvun hayatını sürdürmesine ve bir uzvun ölü-mü bir diğer uzvun ölümüne bağlıdır; insan ve hayvan uzuvlarının bazısının ölümü ile diğerleri de yaşa-mını yitirir. Mikropların salgınına uğraması sonucu ani ölümlerin gerçekleşmesinin de sebebi budur. Sonuç olarak ortalama insan ömrü 70–80 yıldan da az oluyor.

Nitekim tecrübe şunu ispatlamıştır ki: İnsanın ölmesinin asıl sebebi, 79–80 yaşına ulaşması değil, hastalıkların veya arızî hâllerin bazı organ ve uzuvları etkisiz hâle getirmesi ve işlevini yok etmesidir. Bu ise o uzvun diğer uzuvlarla irtibatın kopmasını sağlar. O zaman da bütün azaların ölümü gerçekleşmiş olur.

Öyleyse ilim bu etkenleri ortadan kaldırır ve yok ederse, uzun yaşama ne engel olabilir ki?![1]

              Buna göre insanın uzun süre yaşmasının muhal olmadığını öğrendikten sonra, Allah’ın bir insanı binlerce yıl sağlıklı ve kâmil olarak yaşatmasının ve onu korumasının hiçbir problemi olmaz. Koruma, kollama ve uzun ömrü düzene koyma şartları tamamen Allah’ın elindedir. O dilerse öyle bir düzen oluşturur ki, normal olan diğer bir düzene galip kılar.


[1] el-Mehdi, s.133–136, ilk baskı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*