Kesinlikle Kuran Bozulmamıştır

Tahrif ve Bozulmanın sözlükteki anlamı:

Tafrih harf kökünden türemiştir ve kenar, taraf, yan anlamındadır ve bir şeyin tahrifi onu kenara atarak asıl olması gereken yerden uzaklaştırmak çarpıtmak ve başka yönlere çekmek anlamındadır.

Terimsel anlamda Kur’an’ın tahrifi: Kuranın ayetlerinden ve veya surelerinden bir sureyi eksiltmek, çıkarmak, yanlış yorumlamak veya Kuran’a bir şey katmak anlamlarına gelir.

1- Manevi anlamda Kuran tahrifi:  Buna göre Kuran’ın tahrifi Kuran ayetlerini verdikleri anlam ve içerikte farklı olarak ve herhangi bir delil olmaksızın kendi düşünce ve fikrine göre yorumlamaktır.  

2- Yer değişme de tahrif: Yani Kuran’ın bşr ayet veya suresini indiği şkilden farklı yer ve sıraya koymak. Surelerde bu olay yaygın olarak göze çarpmaktadır. Ancak ayetler nediren vuku bulmuştur.

3- Okumada tahrif: Yani Kuran’dan bir kelimenin Müslümanlar arasında yaygın olan okunuşundan farklı olarak okunması. Bu tür tahrif caiz değildir.

4- Lehce ve şivede tahrif: Yani Kuran’ın Arap kabileleri arsında yaygın ve kabileye has olan şiveyle okunması. Bu tür okuma şekli kelimeleri asıl yapısı değişmeyecek ve edebi kurallara ters düşmeyecek şekilde olursa sakıncası yoktur.

5- Kelimeleri değiştirmede tahrif: Yani Kuran’dan bir kelimeyi çıkararak aynı anlamı taşıyan başka bir kelimeyi onun yerine koymak. Ancak Böylesi bir tahrifte Kuran için söz konusu olamaz ve caiz değildir. Örneğin: Alim yerine hakim kelimesini, meveddet yerine muhabbet kelimesini koymak gibi

6- Çoğaltma yönünde tahrif: Yani Kuranın ayetlerine bazı kelimeleri eklemek anlamında tahrif. Bu tür eklemeler Kuran ayeti sayılmaz ve açıklama anlamında olursa sakıncası yoktur. İmamlarımızda bu yöntemi izlemişlerdir.

7- Eksiltme yönünde tahrif:

  1. Mevcut olan Kuran’dan bir şeyin düşmesi (eksik okunması)
  2. Bilerek ya da bilmeyerek mevcut olan Kuran’dan bir şeyin silinmesinin ihtimallleri;

-Bu silinme bazen bir harf olabilir
-Bazen bir kelime olabilir
-Bazen bir ya da birkaç ayet olabilir
-Bazen bir veya birkaç sure olabilir.

Kuran’ın Toplanışı

Kuranın mevcut şekli bir anda ve belli bir zamanda olmadı ve çeşitli zamanlarda bazı gruplar tarafından gerçekleşti.

Tabi Kuran surelerinin ayetlerinin yerleri Peygamberin zamanında o hazretin emriyle gerçekleşti ve herkeste bunu kabul ediyor. Her sure Bismillah’ın gelmesiyle başlıyordu. Peygamber inen ayetlerin nereye konması gerektiğini bildiriyordu ve bir sonraki besmeleye kadar bu böyle devam ediyordu. Bir sonraki besmelenin gelmesi demek yeni bir surenin başlaması demekti. Maide Suresinin 67. ve 3. ayetleri gibi.

Ancak surelerin sırlaması Peygamberin zamanında olmadı ve o hazretin vefatından sonra gerçekleşti.

Kuranı ilk toplayan kişi Hz. Ali’ydi.

Hz. Ali’nin topladığı Kuranın özellikleri

1- Surelerin sırlaması iniş sırasına göre diziliydi.

2- Peygamberin okuduğu şekilde ve hiçbir lehçe ve şivenin olmadığı şekilde yazılmıştı.

3- Bu kuran sure ve ayetlerin iniş sebebi ve açıklama ve detaylarını içeriyordu.

             Bazıları da Toplanırken Kuranın bozulduğunu İddia Ediyorlar ki bu da kabul edilebilir bir görüş değildir. Aşağıda konuyla ilgili delilleri sunuyoruz:

1- Azaltıldı İddiası: Kuran’ın toplanırken bozulduğunu iddia edenler Kuran’dan Ehlibeyt ve Hz. Ali hakkındaki birçok ayet ve surenin çıkarıldığını ileri sürüyorlar. Oysa Müslümanlar arasındaki mevcut Kuran’da başta Hz. Ali olmak üzere Ehlibeyt hakkında yüzlerce ayet bulunmaktadır ve Müslümanların büyük bir çoğunluğu da bunu kabul etmektedir. Hatta Hz. Ali ve Ehlibeyt hakkında inen Kuran ayetleriyle ilgili ciltler dolusu kitap yazılmıştır.

2- Çoğaltıldı İddiası: Bazıları da Kuran toplanırken onda olmayan şeylerin katıldığını iddia ediyorlar ki bu iddia boş bir yalandan başka bir şey değildir. Çünkü Kuran sure veya ayetlerine Kuran’dan olmayan bir şeyi katacak kadar hünerli birisinin olması demek Kuran’ın benzerinin getirilebileceği demektir. Oysa Kuran asırlardır bütün insanlara kendisi gibi bir kitap yada sureleri gibi bir sure getirmeleri hususunda meydan okuyor ve onlarca uydurma sure türetilmesine rağmen hiçbirisi Kuran’ın nurlu çehresinin gölgesinin yanından bile geçemedi. Böyle bir şey olsaydı İslam düşmanları bunu kullanırlardı. Ancak ne var ki bazen düşmanların bile söylemediğini dosttan duymak ne üzücü!

3- Yanlış mana edildi diyenler: Bazıları da Kuran’ın toplatılırken azaltılıp çoğaltılmadığını kabul ediyorlar. Ancak Kuran’ı anlamada ve açıklamada çarpıtma olduğunu söylüyorlar.  Bu görüş göreceli olarak kabul edilebilir. Çünkü Allah Teala da Kuran’da onun ayetlerinin iki kısım olduğunu bazılarının açık, net ve şüphe götürmez olduğunu ve bazılarınında birden fazla anlam taşıyabileceğini ve kalplerinde eğrilik olanalrın kendilerine uygun olan anlamı almaya çalışacaklarına değiniyor. Bundan dolayı da ikinci kısım ayetlerden doğru anlam çıkarabilmek için kitabın anası diye tanımladığı birinci kısım ayetlerin yardımıyla ikinci kısım ayetlerin yorumlanması gerektiğini buyuruyor.

Kuran’ın Bozulmadığının Delilleri

1- Kuran 23 yılda yavaş yavaş çeşitli münasebetlerde indi ve önemli bir olay yada sorunu ardında gerçekleşen bu iniş şekli Kuran’ı Müslümanların hazmetmesine ve tamamen onunla haşır neşir olmalarına sebep oldu.

2- Allah Kuran’da Hiçbir Suresinin 9. Ayetinde Kuran’ı koruyacağını bildiriyor. Bu da Kuran’ın ilahi gözetim altında olduğunu gösteriyor.

3- Dünyanın neresinde olursa olsun en eski el yazmalarından günümüzdeki baskılara kadar bütün mezhep mensuplarının ellerlindeki Kuran’ların aynı ve hiçbir değişme yok.

4- Kuran’ın bozulduğunu ve bazı ayet ve surelerin çıkarıldığını iddia edenler delil sunmalı ve çıkan ayet ve sureleri bularak insanlara göstermelidirler.

5- Hz. Ali başta olmak üzere hiçbir imamımız Kuran’ın değiştiği ve ona el kattığını söylememiştir. Aksine Taraftarlarını Müslümanlar arasında yaygın olan Kuran’a inanmayı ve onların okudukları gibi okumayı emretmişleridir.

6- Başta Hz. Ali olmak üzeri bütün İmamlarımızın vazifesi dini ve Kuran’ı korumaktır. Eğer gerçekten Hz. Ali’den önceki halifeler Kuran’da değişiklik yapmış olsalardı. Hz. Ali’nin hilafete geçer geçmez yapması gereken ilk iş Kuran’ın bozulduğunu söylemesi ve eski hali getirmek için çaba göstermesi olmalıydı. Çünkü Hz. Ali halife olurken kendisinin Allah’ın kitabı ve Peygamberin sünneti üzerine amel edeceğini ve ilk üç halife zamanında ortaya çıkan bidatlerle savaşacağını söylemiştir. (Örneğin: Teravih namazına el atması, milliyetçiliği, kaldırmaya çalışması, beytülmali insanlar arasında eşit dağıtması, hükümetinde akraba eş dost gözetmeden liyakatli insanlara görev vermesi) Anca Hz. Ali hiçbir şekilde böyle bir girişimde bulunmuyor. Buda Hz. Ali’den önce gelen Halifeler zamanında böyle bir şeyin vuku bulmadığının en büyük delilidir.(Örneğin günümüzde CHP Atatürk’ün ilk ve inkılâplarının elden gittiğini savunuyor. Eğer onlar bu düşüncelerinde samimiyseler. İktidara gelmeleri durumunda yapmaları gereken ilk iş bu konuya el atma olmalıdır.)

            Eğer İmam Ali’den sonra Muaviye yada emeviler Kuran’a el kattı denirse. Buda yanlış ve delilsiz bir iddiadır. Çünkü Başta İmam Hasan ve İmam Hüseyin sürekli Emevilerin yaptıkları pislikleri oryaya çıkarıyor ve onları İslam’da türettikleri yanlışları insanlara bildiriyorlardı. Aynı şekilde İmam Hüseyin Yezide karşı kıyam ederken kıyamının sebeplerini açıklarken hilafetin Ebu Süfyan oğullarına Muaviye ve yezide haram olduğunu bildiriyor ve Yezidin fasık facir içkici kumarbaz ayyaş bir kişi olduğunu, hakka amel edilmediği ve batıldan yüz çevrilmediğini söylüyor. Ancak hiçbir sözünde Kuran bozuldu veya eksiltilip çoğaltıldı ve bundan dolayı kıyam ediyorum demiyor.

İmam Hüseyin’den sonra gelen İmamlarımızda böyle konuyu hiçbir zaman gündeme getirmiyorlar.

7- Kuran Peygamberimiz de önce gelen Peygamberlere verilen kitaplar gibi insanlara Allah tarafından doğru bulmaları ve ona uyarak dünya ve ahret saadetini elde etmeleri için gönderilen bir kitaptır. Kitaplar ve Peygamberlerin sayılarının çokluğunun nedenlerinden bir tanesi bir peygamberin getirdiği kitap ve inanç bozulunca başka bir peygamber ve kitap gelerek insanları hep doğru yolu bulabilecekleri açık bir kapı bırakıyordu. Yani Allah adalet ve hikmeti gereği her zaman insanların doğruya ulaşabilecekleri bir kapı bırakıyordu.

Kuran son kitap ve peygamber son peygamber eğer Kuran bozulursa bu Allah’ın adaletine aykırıdır. Allah bir peygamber ve kitap daha göndermeli. Böyle bir şeyin olmaması Kuran’ın bozulmadığının en sağla delilidir. Çünkü 124 bin peygamberi gönderen Allah için 124001. Peygamberi göndermek hiç de zor değildir.

8 – Hiçbir Ehlibeyt mektebi alimi kişide Kuran’ın bozulduğu ve ona el katıldığı hususunda görüş bildirmemiştir. Tam tersine bütün alimler İmamlarımızın buyurdukları ve inandıkları gibi Kuran’ın Peygamberimize indiği ilk günkü gibi sağlam olduğunu ve kıyamete kadarda bozulmadan sağlam bir şekilde kalacağını hem söylemiş ve hem de inanmış ve inanmaktadırlar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*