Matemdeyiz Yastayız, Kerbela Şehitlerine Ağlıyoruz

Düştü Hüseyn atından sahrâ-yı Kerbelâ’ya

    Cibril var haber ver Sultân-ı Enbiyâ’ya

Değerli Ehl-i Beyt Dostları!

Yine bir Muharrem ayına daha girmiş bulunuyoruz. Muharrem ayını diğer aylardan farklı kılan, Muharremin onuncu günü Aşura’dır, Aşura’yı diğer onuncu günlerden ayıran özellik ise hiç şüphesiz bu ayda ve günde meydana gelen kanlı Kerbela olayıdır.

Eğer bu olaya batıl cephesinden bakarsak tarihin en kara lekesi kazınmıştır bu günde İslam tarihinin bağrına ve insanlık tarihin en korkunç ve vahşi cinayetleri işlenmiştir bu olayda.

Ancak hak cephesinden bakarsak Aşura yeniden diriliştir. Solmaya yüz tutan İslam ağacının dirilişi.

Zulme boyun eğmemektir Aşura; Peygamber soyundan bir yiğidin soysuz Yezid’in zulmüne boyun eğmemesi.

Canan için candan geçmektir Aşura; Allah tarafından insanlığa sunulan son ilahi ve evrensel dinin koruyucusu İmam Hüseyin’in (a.s)  Allah aşkına canını canana teslim etmesidir.

İzzet ve şereftir Aşura; “Zinazade oğlu zinazade Ubeydullah b. Ziyad beni izzetli ölüm ve zillete boyun eğerek yaşamak arasında bırakıyor. Zillet bizden uzaktır” diyerek izzetle ölüme ve şehadete koşan özgürlük sembolü Ali oğlu Hüseyin’in (a.s)  dik duruşudur.

Aşura, kanın kılıca galip geldiği İbrahim ve Nemrutların; Musa ve Fravunların; Muhammed ve Ebu Süfyanların; Ali ve Muaviyelerin hak batıl mücadelesinin Hüseyin  ve Yezit   olarak tekkerrürü olan gündür, bu günde şehitlerin uğrunda can verdikleri değerlere sahip çıkmak ve o değerleri ölümsüzleştirmek için saygıyla anıyoruz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*