Namaz Allah’a Sevgi Gösterisi

Namaz ile Müslümanlar Allah’a kulluk ve sevgilerini gösterirler. Namaz, günde beş vakit “Allah’ım! Senin kulunum, senin emrindeyim ve seni çok seviyorum” demektir.

Namaz, Allah’ı unutmamak ve sürekli hatırlamak demektir. İnsan namazda yaratıcısı ile konuşur ve onun huzuruna varma şerefine erişir.

Namaz, insan ile Allah arasında bir bağdır; düşünsel, manevi ve duygusal bir bağ. İnsanlar namaz ile yüce yaratıcıyla konuşup dertleşir ve sevgilerini bağlılıklarını gösterirler.

Namaz Dinin Direği

Din namazla ayakta kalır, etkin olur ve kendisini gösterir. Bir toplumda namaz yoksa orada dinden söz etmek zor olur.

Dindarlığın ilk belirtisi namazdır. Namaz diğer vecibelerin de hatırlanıp canlandırılmasına zemin hazırlar.

Dinin esası Allah’ı tanımak ve O’na ibadet etmektir. Namaz ise Allah’ı tanımanın ve O’na ibadetin en güzel örneğidir.

Hadis kaynaklarında yer alan birkaç hadiste namaz, çadırın orta direğine benzetilmiş ve orta direği olmayan çadır için kenardaki kazıklarla iplerin faydasız olması gibi, namaz olmadıkça da dinin diğer kısımlarının anlamsız olacağı ifade edilmiştir.

Peygamber Efendimiz bir hadiste şöyle buyuruyor:

“Namaz dinin direğidir.” [1]

İmam Ali (a) ise bizi şu cümleyle namaz konusunda uyarıyor:

“Allah! Allah! Namaz konusunda! (Çok önem verin! Çok önem verin namaza!) Çünkü namaz dininizin direğidir.”[2]

İmam Sadık (a.s) ise şöyle buyuruyor:

“Her şeyin bir çehresi vardır. Dininizin çehresi ise namazdır.” [3]

Yine Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor:

“En çok namaz konusunda azimli ol, çünkü o dine iman etmekten sonra İslam’ın başıdır.”[4]

Namaz Dinin En Güzel Hükmü

Din bir yaşam biçimidir. Din insanca, tertemiz, dürüst ve düzgün yaşama programıdır. Dolayısıyla İslam dininin hayatımızın bütün detaylarını kapsayan sayısız hükümleri vardır. Tuvalet, banyo, tırnak kesme, sofra, yürüme, giyinme gibi kişisel meselelerin detaylarından tutun, evlenme, savaş, barış, her türlü ikili ilişkiler ve devlet yönetimine kadar her alanda detaylı hükümlerle karşılaşıyoruz.

Hadislerimizde dinin bunca hükmü arasında en önemli ve en güzel hükmün namaz olduğu beyan ediliyor.

Bir gün Peygamberimizin seçkin sahabesi Hz. Ebu-zer arz etti: “Ya Rasulallah! Beni namaza emrettiniz. Namaz nedir?” Rahmet müjdecisi buyurdu:

“Konulan en güzel hükümdür. İsteyen azaltır isteyen çoğaltır.”[5]

İkinci cümlede Peygamber Efendimiz isteyen sadece farz olan namazlarla yetinir isteyen de birçok sünnet namazlardan gönlüne göre daha fazla kılabilir buyurmak istemektedir.

İmam Sadık (a) ise şöyle buyuruyor:

“Allah’a itaat ve ibadet, yeryüzünde O’na hizmet etmektir. Allah’a hizmette namazla eşdeğer olan hiçbir şey yok-tur.”[6]

Yine Hz. Ali (a) buyuruyor ki:

“Size namazı ve onu korumayı tavsiye ederim. Namaz amellerin en iyisi ve dininizin direğidir.” [7]

Namaz İlk Soru

Namazın kıyamet günü kula sorulacak ilk soru olduğuna dair birçok hadis mevcuttur.

İlk soru olmasından da önemlisi şu ki eğer namaz kabul olmazsa diğer ameller de kabul görmeyecektir, deniliyor. Kısacası kıyamet gününün zor hesabında eğer inancımızda sorun yoksa, ibadetler arasından asıl belirleyici olan namazdır.

Bu konudaki hadislere göz atalım.

Rahmet elçisi buyuruyor:

“Beş vakit namaza dikkat ediniz. Kıyamet günü olduğunda Allah-u Taala kulunu çağırır ve ilk olarak namazı sorar. Eğer tam bir cevap alınmazsa o kul ateşe atılır.” [8]

Yine Rasulullah (s) buyuruyor:

“Kulun Kıyamet günü ilk bakılan ameli namazıdır, eğer namazı kabul değilse diğer amellerine bakılmaz.” [9]

Ve başka bir hadis:

“Dinin direği namazdır ve Âdemoğullarının amellerinden ilk bakılan ameldir. Eğer o doğruysa diğer amellerine de bakılır. Eğer o doğru değilse diğer amellerine bakılmaz.” [10]

Görüldüğü gibi namaz bir nevi bizi her şey ile hiçbir şey arasında bırakıyor. Tercih bizim.

Namaz Rahmet Yağmuru

Gökten yeryüzüne her biri bir hayat ve temizlik elçisi gibi inen minik yağmur damlaları sayesindedir ki en güzel çiçekler açar, en uçsuz bucaksız ormanlar yeşil okyanuslar gibi uzayıp gider.

Yağmur olmazsa pınarlar kurur, nehirler boşalır.

Yağmurladır ki bitkiler, hayvanlar ve insanlar yaşama şansına sahip olurlar.

Sadece bir yıl yağışsız geçse bütün her yer tozlar kirler içinde kaybolur, hastalıklar kontrol altına alınamaz olur.

Yağmur, yani o minik damlalardan oluşan rahmet ve bereket sağanağı iledir ki temiz, tok ve sağlıklı yaşıyoruz.

Namaz neden rahmet yağmuruna benzetiliyor?

Çünkü yağmur gibi ruhumuzu, kalbimizi, duygu dünyamızı okşayarak yıkayıp temizliyor.

Çünkü namaz ruhumuza her defasında yepyeni bir hayat veriyor.

Çünkü namaz latif damlalar gibi ruh dünyamıza yağıp ruhumuzun temizliği ve hastalıklarımızın şifası oluyor.

Namazı en güzel şekilde anlatan hadislerden bazılarını aktararak bu bölümü bitireceğiz.

— Her şeyin bir çehresi vardır, dininizin çehresi de namazdır.[11]

— Namaz rahmet indirir.

— Allah’ın en çok sevdiği amel namazdır. Namaz peygamberlerin son vasiyetidir.[12]

— Allah (c.c) gözümün ışığını namazda karar verdi. Bana namazı aç insanın yemeği ve susamış insanın suyu sevmesi gibi sevdirdi. Şu farkla ki, aç olan yemek yiyerek açlığını ve susamış olan su içerek susuzluğunu dindirebiliyor, ben ise namaza asla doymuyorum.[13]

— Namaz her takvalı kulun Allah’a yakınlaşma vesilesidir[14]

— Dinde namaz, bedende baş gibidir.[15]

— Namaz İslam’ın bayrağıdır.[16]

Namazın Anlamı

Namaz sadece dille okunan dua ve zikirler veya sadece bedenle yapılan bir takım fiziki hareketler değil de bu ikisinin karışımından oluşan bir ibadettir. Eğer sadece sözler olsa sıkıcı ve monoton olurdu. Sadece hareket olsa o zaman da anlam derinliğine sahip olmazdı. Bu ikisinin karışımı olması, gerçi yine gafil insanın uyanması için yeterli olmuyor ama mümkün olan en iyi seçenektir.

Namazda okunan sureler, dualar ve zikirlerin Türk-çe mealini öğrenmek için namaz eğitimi kitaplarına başvurulabilir.

Bunu yaparsak namazımızı daha şuurlu ve gönülden kılmamız için iyi bir adım atmış oluruz.

Namazda okunan sözler gibi yapılan hareketlerin de anlamları vardır. Namaz hareketlerinin anlamlarını Hz. Ali (a) efendimizin sözlerine dayanarak açıklayacağız.

İmam Ali (a) namaz kıldığını gördüğü bir Müslüman’a namazın tevilini genişçe anlatmıştır.

Aslında uzun ve detaylı olan bu rivayetin biz namazın önemli hareketlerinin anlamını anlatan bölümünü aktarıyoruz:

“Rükuda boynunu öne doğru uzatırken kalbinden şöyle geçiriyorsun: Boynum vurulacak olsa dahi sana iman ediyorum.

Başını rükudan kaldırınca: O beni yokluktan varlığa çıkarandır.

Birinci secdeye gidip anlını yere koyunca: Beni bundan yarattın.

Birinci secdeden başını kaldırırken: Ve beni ondan çıkardın.

İkinci secdeye varırken: Sonra yine beni ona döndüreceksin.

İkinci secdeden kalkarken: Beni yine ondan çıkaracaksın.

Otururken sağ ayağını solun üzerine bindirdiğinde kalbinden şu geçmeli: Allah’ım! Ben hakkı yücelttim ve batılı öldürdüm.” [17]

Sonra İmam buyuruyor ki, namazın açıklamasını bu şekilde bilmeyenin namazı eksiktir.


[1]– Kenz’ül Ummal, 18889. hadis,

[2]– İbn-i Ebil Hadid’in Nehcül Belağa Şehri c. 17 s. 5

[3]– Mizan’ül Hikme 10230. Hadis

[4]– Bihar c. 77 s. 127

[5]– Bihar c. 77 s. 70

[6]– Nizan’ül Hikme c. 82 s. 219

[7]– Bihar c. 82 s. 209

[8]– Bihar c. 10 s. 369

[9]– Bihar c. 82 s. 227

[10]– Bihar c. 82 s. 227

[11]– Bihar c. 82 s.310

[12]– Vesail c. 3 s.26

[13]– Bihar c. 77 s. 77, Müstedrek’ül Vesail c. 1 s. 174

[14]– Bihar c. 10 s. 99

[15]– Nehc’ül Fesaha, 1588. hadis

[16]– Kenz’ül Ummal c. 7 s. 279

[17]– Bihar c. 84 s. 254

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*