Peygamber (s.a.a) ve 12 İmam’ın (a.s) Buyruklarında Sadaka Vermenin Önemi

Allah’ın yarattığı mükemmel ve kusursuz evren bütün güzelliği, gizemi ve uyumlu işleyişiyle en küçük zerresinden en büyük cismine kadar sistematik bir şekilde varlığını sürdürmektedir. Bu muhteşem düzenin bir parçası olan bizlerde var olan düzene uyum sağladığımız sürece hayatımız normal akışıyla seyretmekte ve ilahi kemal yolunda hareket etmekteyiz. Ancak bazen kendimizin ve bazen de diğer insanların yaptıkları birtakım tutum ve davranışlar nedensellik kanunu üzerine kurulan olan bu ilahi düzende bazı dengeleri bozmaktadır. Gerçekte de karşılaştığımız bütün sıkıntı ve zorluklar insanoğlunun var olan sistemin aksine bazı davranışlarda bulunmasından kaynaklanmaktadır. Buna rağmen yüce yaratıcı bu olumsuzlukları telafi etmek için kullarına lütufta bulunmuştur ve onların yeniden kulluk yoluna dönmeleri için bazı imkânlar sağlamıştır. Bunlardan bazıları birbirimize karşı olan vazifeleri yerine getirdiğimiz zaman hatalarımızı telafi etmek için ya da gelebilecek olası zararların önünü almak açısından faydalı olan şeylerdir. Örneğin: Sılayı Rahim, yardımlaşmak, zekât, humus ve dua, tövbe, sadaka vermek vs.

Bazıları da ilahi kemal yolunda insanın ilerleyişine ve seyrine hız kazandıran etkenlerdir. Örneğin: Günah işlememek, Namaz, Kuran, Oruç, Sadaka vs.

Bu yazının konusu olan “SADAKA” yukarıdaki örneklerde olduğu gibi insan hayatının her alanında etkili olan bir ibadettir. Belaların defedilmesi, hastalıkların iyileşmesi, günahların af olması, rızkın ve bereketin artması, dostluk ve kardeşliğin sağlanması, cehennem ateşinden kurtulmak için, ibadetlerde manevi huzura varmak için, karşılaşılan sıkıntı, keder ve hüzünlerden kurtulmak için Sadaka inanan bir kul için en etkili vesiledir. Aşağıda Peygamber efendimizden ve Oniki İmam’dan sadakanın faydaları, etkileri ve insan hayatındaki rolüyle ilgili hadisleri sunuyoruz:

  • Peygamber efendimiz -sallallahu aleyhi ve âlih- ashabına şöyle buyurdu: “Size bir şeyin haberini vereyim mi ki onu yaptığınız zaman Şeytan sizden doğuyla batının arası gibi uzaklaşır. Ashap evet dediler. Buyurdu: “Oruç Şeytanın yüzünü siyahlaştırır, sadaka onun belini kırar, Allah için sevmek ve iyi işlerde süreklilik onun soyunu bitirir, istiğfar dilemek can damarını keser. Her şeyin bir zekâtı vardır. Bedenin zekâtı da oruçtur.”
  • İmam Ali –aleyhisselam- : “Üç şey cennetin hazinelerindendir; Sadakayı gizlemek, başa gelen musibeti gizlemek ve hastalığı gizlemek.”
  • İmam Zeynel Abidin -aleyhisselam- : “Verdiğin sadakanın hakkı şudur: Bilmelisin ki o senin rabbin katındaki hazinendir ve (senin olduğuna dair) şahitlik gerektirmeyen emanetindir. Bil ki gizli olarak bıraktığın emanet açık olarak bıraktığın emanetten daha sağlamdır (çünkü insan açık olarak sadaka verdiği zaman gösteriş yapma tehlikesi vardır) Bil ki sadaka belaları ve hastalıkları defeder ve ahrette de senden ateşi uzaklaştırır.”
  • İmam Muhammed Bakır -aleyhisselam- : “İyilik ve sadaka fakirliği yok eder ve ömrü uzatır ve veren kişiden yetmiş türlü kötü ölümü uzaklaştırır.”
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve âlih- : İnsanın ilim öğrenmesi ve diğer insanlara öğretmesi sadakadır.
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve âlih- : “Sadaka, veren kişiden feci ölümü defeder.”
  • Şahsın birisi İmam Musa Kazım’a –aleyhisselam- bütün aile fertlerinin hasta oldukları yönünde şikâyette bulunduğunda İmam –aleyhisselam- ona şöyle cevap verir: “Onları sadaka vererek iyileştirin. Doğrusu sadakadan daha çabuk icabet gören bir amel yoktur ve hasta için sadakadan daha faydalı bir şey yoktur.”
  • İmam Ali -aleyhisselam- : “Sadaka kurtarıcı ilaçtır.”
  • İmam Sadık -aleyhisselam- : “Sadakaya rağbet edin ve (vermede) acele davranın. Mümin bir kul sabahleyin Allah rızasını kazanmak için sadaka verdiğinde Allah o gün o ıstan gökten gelecek belaları defeder.”
  • İmam Sadık –aleyhisselam- : “Hasta kişinin kendi eliyle dilenciye sadaka vermesi ve kendisi için dua etmesini istemesi müstehaptır.”
  • İmam Sadık –aleyhisselam- : “Kim her günün başında sadaka verirse Allah ondan o günün uğursuzluklarını giderir.”
  • İmam Sadık -aleyhisselam- : “En faziletli sadaka yanık bağrı serinletmektir.”
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve âlih- : “Sadaka verin. Doğrusu sadaka sizin (cehennem) ateşinden kurtuluşunuzdur.”
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve âlih- : “Sadaka verin! Doğrusu sadaka malı çoğaltır (bereketlendirir), sadaka verin Allah size merhamet etsin!”
  • İmam Sadık –aleyhisselam- : “Gece verilen sadaka feci ölümü defeder ve yetmiş türlü belayı uzaklaştırır.”
  • İmam Sadık –aleyhisselam- : “Cuma gecesi ve günü verilen sadakanın bin sevabı vardır ve onun sayesinde bin günah affolunur ve bin derece verilir. Cuma gecesi birisi Muhammed ve Âli Muhammed’e salât gönderdiğinde nuru kıyamete kadar gökleri aydınlatır ve Allah’ın gökteki melekleri o şahıs için bağışlanma dilerler ve Peygamberin kabrinde görevli melek de kıyamete kadar onun için bağışlanma diler.”
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve âlih- : “Sadaka dilencinin eline ulaşmadan önce Allah’a ulaşır. (Daha sonra Peygamber sözlerini tasdik etmek için) şu ayeti okudular: “ Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah kullarından tövbeleri kabul edecek ve sadakaları alacak olan O’dur. Şüphesiz, tövbeleri kabul eden, esirgeyen O’dur.”  Tövbe: 104
  • İmam Sadık -aleyhisselam- : “Sadakayla (gökten) rızıkları indirin.”
  • İmam Sadık –aleyhisselam- : “Sadaka borçları öder ve bereketi arkasında bırakır.”
  • İmam Sadık -aleyhisselam- : “Parasız kaldığınızda sadaka vererek Allah’la muamele yapın.”
  • İmam Sadık –aleyhisselam- Mîna’dayken bir dilenci yanına geldi. İmam ona bir salkım üzüm verilmesini istedi. Dilenci benim üzüme ihtiyacım yok para verirseniz alırım dedi. İmam Allah versin dedi ve ona bir şey vermedi ve dilenci gitti. Ardından başka bir dilenci İmamın yanına geldi. İmam Sadık aleyhisselam- üç üzüm tanesi aldı ve o dilenciye verdi. Dilenci o üzümleri alarak bana rızıkta bulunduğu için Allah’a hamdolsun diye dua etti. Bunu gören İmam –aleyhisselam- dilenciye bekle dedi ve iki avuç dolusu üzüm verdi. Dilenci üzümleri aldı ve yine Allah’a hamdolsun dedi. İmam Sadık –aleyhisselam- dilenciye bekle dedi ve yanındaki hizmetçisine dönerek yanında ne kadar para var dedi. Hizmetçinin yanında yirmiye yakın dirhem vardı. İmam Sadık onları aldı ve dilenciye verdi. Dilenci paraları alınca; övgü Allah’a mahsustur, bu nimet sendendir, birsin ve ortağın yoktur diye dua etti. Bu duayı duyan İmam Sadık –aleyhisselam- dilenciye bekle dedi ve üzerinde giydiği gömleği çıkartarak giymesi için dilenciye verdi. Dilenci gömleği giydikten sonra beni giydiren ve örten Allah’a hamdolsun dedi ve İmam Sadık’a –aleyhisselam- ey Allah’ın kulu Allah sana hayırlı mükâfatlar versin dedi ve başka dua etmeden yoluna gitti. Olayı nakleden ravi diyor ki eğer dilenci İmam Sadık için dua etmeseydi yine vermeye devam edecekti. Çünkü Allah’a her sena edişinde ona bir bağışta bulundu. 
  • İmam Sadık -aleyhisselam- : “Babam (Muhammed Bakır) ailesinin içinde malı en az olanı ancak en çok bağışta bulunanıydı. Her Cuma günü bir dirhem sadaka verirdi ve şöyle buyururdu: Cuma günü diğer günlerden üstün olduğu için Cuma günü verilen sadakanın sevabı kat kat artar.”
  • İmam Sadık -aleyhisselam- : “Kul sadakayı güzelleştirdiğinde Allah da onun soyundan gelenleri güzelleştirir (salih ve hayırlı kılar.)”
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve âlih- : “Güler yüzle selam vermek sadakadır.”
  • İmam Muhammed Bakır -aleyhisselam- : “Gizli olarak sadaka vermek günahları yok eder, rabbin gazabını söndürür; iyilik yapmak feci ölümlerin önünü alır.”
  • İmam Zeynel Abidin –aleyhisselam- : “Müminin belirtisi beştir; Yalnız kalındığında (ve Allah’tan başka kimsenin görmediği zaman) vara’lı olmak (günahtan sakınmak), yoklukta sadaka vermek, belalara sabretmek, gazap anında hilim göstermek ve kendini kaybetmemek ve korku anında doğru olmak.”
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve âlih- : “Kıyamet sahnesi ateştir, sadece müminin gölgesi hariç. Doğrusu sadaka onu gölgeler.”
  • İmam Sadık –aleyhisselam- : “Elle verilen sadaka feci ölümü önler, yetmiş türlü belayı savar ve sadaka vermemesi vesvese veren yetmiş şeytanın dişinden onu kurtarır.”
  • İmam Sadık –aleyhisselam-, Peygamberimizin Hz. Ali’ye vasiyetinde şöyle buyurduğunu naklediyor: “Sadakaya gelince bütün çaban o olsun, öyle ki sana israf etti desinler ancak sen (ne kadar da sadaka versen) israf etmezsin.”
  • Muhammed b. Müslim şöyle anlatıyor: Ben İmam Muhammed Bakır’la –aleyhisselam- birlikte Peygamberin mescidinde oturuyordum, o sırada mescidin direklerinden birisi yere düştü ve bir adamın üzerine geldi, ancak adama bir zarar vermedi sadece ayağını (bir miktar) yaraladı. Bunu gören İmam Bakır aleyhisselam- gidin o adama sorun bu gün ne (hayır) işlemiş dedi. Sorduklarında adam; (Evimden) dışarı çıktığımda heybemde bir miktar hurma vardı. Bir dilencinin yanından geçtim ve ona bir hurma verdim, dedi. İmam Bakır -aleyhisselam- buyurdu: Bundan dolayı Allah o belayı senden savdı.
  • İmam Sadık –aleyhisselam- (bir yolculuk dönüşünde) oğlu Muhammed’e yanındaki nafakadan ne kadar kaldı diye sordu. O’da Kırk dinar kaldı diye cevap verdi. İmam, onları çıkar ve sadaka olarak ver, dedi. Muhammed: Yanımda bunlardan başka para yok deyince İmam; sadaka olarak ver. Doğrusu Allah onların yerini doldurur. Bilmiyor musun her şeyin bir anahtarı vardır ve rızkın anahtarı da sadakadır. Öyleyse yanındaki paraları sadaka olarak ver, dedi. Muhammed de öyle yaptı. Aradan on gün geçmemişti ki İmam Sadık’a bir yerden dört bin dinar geldi. Ardından İmam Sadık aleyhisselam; ey oğulcuğum biz Allah için kırk dinar verdik o bize dört bin dinar bahşetti, dedi.  
  • İmam Bakır -aleyhisselam- : “Eğer dilenci dilenmenin ne olduğunu bilse hiçbir kimse kimden bir şey istemez ve eğer bağışta bulunan (sadaka) vermenin ne olduğunu bilse hiçbir kimse kimseyi geri çevirmez.”
  • İmam Sadık -aleyhisselam- : “Minnet bırakmak iyiliği yok eder.”
  • Bir hadiste nakledildiğine göre Hz. Musa –aleyhisselam-, Şeytan’a hangi günahı işlediği zaman Âdemoğlunu kontrolün altına alıyorsun diye sorunca, şöyle cevap verir: “Kendini beğenip de amellerini ve verdiği sadakaları çok gördüğü zaman ve günahlarını unuttuğunda onu kontrolüm altına alırım.”
  • Nakledildiğine göre gencin birisine babasından yüklü oranda miras kalmış. Genç o mirası sürekli sadaka vererek Allah yolunda harcıyormuş. Bu olaydan rahatsız olan annesi oğlunu babasının samimi arkadaşlarında bir tanesine şikâyet etmiş ve savurganlığından dolayı fakir kalacağından korktuğunu bunun için oğlunun önünü alması için ricada bulunmuş. Gencin yanına gelen adam bütün malını sadaka vermemesi vermemesini ve kendisi içinde bir şeyler bırakmasını söylemiş. Nasihat kastı olan baba dostunun bu sözleri duyan genç şöyle demiş: Bir adam var şehrin dışında yaşıyor ve şehre girip oraya yerleşmek istiyor. Bu şahıs şehre girerken hizmetçilerine eşyalarını ve mallarını da şehrin içine taşıttırıyor. Acaba bu şekilde şehre girse mi iyi olur yoksa mallarını ve eşyalarını şehrin dışında bırakıp arkasından mallarının kendisine ulaştırılıp ulaştırılmayacağını bilmeyerek eli boş olarak girse mi daha iyi olur? Gençten bu hikmetli örneği duyan baba dostu onun ne demek isteğini anlar ve sadaka vermeye devam etmesini söyler.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*