Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hz. Ebuzere Vasiyeti -1-

“Ey Ebuzer! Allah’ı görüyormuşçasına ibadet et. Eğer sen onu görmüyorsan bil ki O seni görmektedir.”

Açıklama: Bilinmelidir ki görmek iki türlüdür. Fiziksel gözle görme ve kalp gözü ile görme. Alevi/ Caferi inancına göre Allah’ı ne bu dünyada ve nede ahrette fiziksel göz ile görmek mümkün değildir. Çünkü fiziksel göz ile görme cismaniliği beraberinde getirir ve buda maddi özellikleri taşımak anlamındadır. Allah cisim değildir ve hiçbir cismani özelliği de taşımamaktadır. Öyleyse birinci yoldan yani fiziksel göz ile Allah’ın görülmesi mümkün değildir.  Buna göre Peygamberimizin hadisinden ikinci tür görme anlamı çıkmaktadır. Hz. Ali’den acaba Allah’ı gördün mü diye sordular. Buyurdu: “Ben görmediğim Allah’a ibadet etmem.” O’nu nasıl gördün diye sorduklarında buyurdu: “Nasıl tabiri kullanmak Allah için doğru değildir. O’nu gözle göremezsin. Ancak kalp onu iman ve gerçeğe erişmenin hakikatiyle görebilir.

Buna eğer bir insan Allah’ı göremiyorsa onu görüyormuşçasına ibadet etmeli. Çünkü nerede olursak olalım O bizimledir. O bize şah damarımızdan daha yakındır. Bu bilinç ve inançla yapılan ibadet kalp gözünün açılmasını ve O’nu görmeyi beraberinde getirir.

İbadetin anlamı da insanın en içtenlikle huşu, huzur ve alçakgönüllülük ve yaratıcı karşısında acziyet hissetmektir. Her şeyi yaratan, can veren, bütün nimet ve üstünlükleri bahşeden mabuttan başkasına ibadet etmek yakışmaz. Çünkü ibadet mabuda yakışır bir şekilde yapılmalı ve mabut da tapılmaya layık olmalıdır. İbadetin en yüce mertebesi de bütün Peygamberler, İmamlar ve ariflerin ikrarında olduğu gibi layıkıyla Allah’a ibadet edemeyeceğimizi dile getirmemizdir. Çünkü her nimet başka bir nimeti doğuruyor ve her şükür başka bir şükrü gerektiriyor ve her ibadet başka ibadetin zorunluğunu beraberinde getiriyor. Yaratılan kulların en üstünü ve en çok ibadet edeni Peygamberimiz de acziyetini ikrar ediyor, gece sabahlara kadar yüzlerce rekât namaz kılan Hz. Ali’de acziyetini ikrar ediyor, ibadet etmekten ayakları su toplayan Hz. Fatıma’da acziyetini ikrar ediyor ve secdeye gittiği zaman saatlerce başını secdeden kaldırmayan İmam Zeynel Abidin’de onca yaptığı ibadete karşı Allah’a layıkıyla ibadet edemediğini ikrar ediyor.

Elbette ibadet çizgisi Allah’ın Kur’an ve Peygamberimiz aracılığıyla belirlediği çizginin dışına taşmamalı ve insanlar kendi kafalarına göre ibadet uydurmamalıdırlar. Makbul ibadet Allah tarafından sınırları belirlenen meşru ibadettir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*