Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hz. Ebuzere Vasiyeti -5-

“Ey Ebuzer!  Sana yaptığım tavsiyelere uy, dünya ve ahret saadetine ulaş. Ey Ebuzer! İki nimet vardır ki insanların birçoğu onlara borçludur. (Birincisi) sağlık ve (ikincisi) boş vakit (ve fırsat). Ey Ebuzer! Beş şeyin değerini beş şeyden önce bil; Gençliğinin değerini yaşlanmadan önce, sağlığının değerini hastalanmadan önce, zenginliğinin değerini fakirlikten önce, boş vaktinin değerini bir şeyle meşgul olmadan önce ve hayatının değerini ölmeden önce”

Açıklama: Ömür insana Allah tarafından verilen en kıymetli hazinedir. Bundan dolayı insan bu hazineyi hem dünyevi ve hem de uhrevi mutluluğunu sağlayacak bir yere yatırım yapmalıdır. Dünyevi bağlılıklar, nefsani arzu ve istekler ve şeytanın vesveseleri insana dünya hayatını süslü göstermekte ve onun bu değerli sermayesini uygun yere harcamaması için uğraşmaktadır.

Peygamber efendimiz s.a.a Hz. Ebuzer’e vasiyetinin bu bölümünde ona insanın hayatında gafil olduğu durumları ve ömür sermayesinin en değerli bölümlerini hatırlatıyor ve bir gün bu nimetlerin insandan alınacağını bildirerek onların değerinin bilinmesinin zorunluluğunu vurguluyor.

Gençlik Allah’ın bahşettiği en büyük nimetlerden biridir ki insanın kişiliği, inancı ve ameli bu dönemde şekillenmektedir. Bundan dolayı insan gençliğinin kıymetini iyi bilmeli doğru inanç, doğru yolu bulma ve doğru amelleri yapmak için çaba ve gayet göstermelidir.

Sağlıkta Allah’ın insana verdiği en önemli nimetlerden bir tanesidir. Ruh ve beden arasında sıkı bir bağ olduğundan dolayı bedenin sağlığı ruh sağlığına etki etmekte ve bedenin hastalığı ruh sağlığının bozulmasına neden olmaktadır. Tabi bunun akside mümkündür. Bundan dolayı insanın dünyevi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ve ibadet yapabilmesi için sağlam bir bedene ihtiyacı vardır.

Zenginlikten kasıt burada göreceli zenginlik olabilir. Bundan dolayı her insan elinde imkânı varken onun kıymetini bilmeli ve gereksiz harcamalar yaparak elini boşa çıkarmamalıdır. Kuran’ı Kerim konuyla ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “Elini boynuna bağlı olarak asma (cimrilik yapma) Onu büsbütün de açıp saçma (gereksiz harcamadan da kaçın). Sonra kınanmış, pişman bir halde oturup kalırsın.” İsra:29

Fırsatlar ve boş vakitlerde insanın önünde duran gökteki bulutlar gibi sakin gözüken ancak büyük bir hızla ilerleyen imkânlardır. Bundan dolayı insan elindeki imkân ve fırsatların değerlerini iyi bilmelidir.

İnsanlar cennet ve cehennemlerini bu dünyadaki yaptıkları amellere göre düzenlemektedirler. Bundan dolayı inanan bir insan Allah’ın ona bahşettiği hayat nimetini en güzel şekilde değerlendirerek binlerce makamı olan cennetin en yüce makamlarını yaratıcısına sunduğu kulluk ve kemal yolunda ilerleyerek elde etmelidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*