Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hz. Ebuzere Vasiyeti -6-

“Ey Ebuzer! Uzun arzularla (hayır işleri) erteleme, sen bu günün sahibisin yarın ne olacağını bilmiyorsun. Eğer yarına çıkarsan bu gün yaptığın gibi yaparsın. Eğer yarına çıkmazsan bu günü elden verdin diye üzülmezsin. Ey Ebuzer! Birçok insan güne başladı ancak onu tamamlayamadı. Birçok insan yarını bekledi ancak yarına çıkamadı!”

Açıklama: Yukarıdaki açıklamaların ana teması, insanın amel yapmaya özen göstermesi ve bu günün işini yarına bırakmayarak uzun arzu ve isteklerden el çekmesidir. İnsanın bu günün işini yarına bırakması, uzun arzu ve istek sahibi olması ayet ve hadislerle yerilmiş ve bu özelliğe sahip olan kişi kötü ahlak sahibi olarak nitelendirilmiştir. Bu günün işini yarına bırakmak ve uzun arzu ve isteklerin insana birçok zararları vardır ki bunlardan birkaç tanesini sıralıyoruz:

1.İnsanın tembelleşmesine, ibadeti ve itaati bırakmasına neden olur; Şeytan bu yolla insanı kandırmakta ve ona şöyle fısıldamaktadır; Ömrün uzun, fırsatın çok şimdi gençliğinin tadını çıkar yaşlanınca ibadete yönelirsin.

2. İnsanı tövbe etmekten alı koyar; Yine şeytan insana fısıldayarak şöyle vesvese verir: Tövbe edersen bir daha günah işlememelisin. Ama önünde birçok fırsat var şimdilik tövbeyi bırak yaşamaya bak ilerde tövbe edersin. Ama o bilmiyor ki hiç beklenmedik bir anda ölüm geliverir, ana sermeye elden gider ve tövbe edemeden insan boynundaki günahların ağırlığıyla ahret yurduna göçer. Son pişmanlığında bir fayda ve yararı olmaz.

3. İnsanın mal ve servet toplamaya karşı tamahkâr olmasına sebep olur; Uzun arzu sahibi insan dünyada uzun yaşayacağını zannettiğinden dolayı rahat bir hayat sürmek için mal ve servet toplama hevesinde olması gerekir. İlk başta ihtiyacı kadarını ister ama ihtiyacı kadarını karşıladıktan sonra daha fazlasını ve hep daha fazlasını ister. Öyle ki bütün dünyayı da ona verseler daha yok mu, der. Günümüzdeki savaş, zulüm ve sömürünün ana kaynağı dünyada ebedi kalacağım hayaliyle insanın kendini kandırmasıdır. Eğer bir insan bütün elde ettiği şeylerden helal olanların hesaba çekileceğini, haram olanlardan ise ceza göreceğine inansa mal ve servet toplama hevesine kapılır mı?

4. İnsanın kalbini katılaştırır ve ona ahreti unutturur; Yaratılış amaç ve gayesini unutup dünyevi istek ve arzuların peşinde koşan insan, maddi esaret zincirlerinin boyunduruğu altında çabalar durur ve neticede maneviyattan uzak asıl yurdundan gafil bir şekilde yaşar.

Hz. Ali aleyhisselamın şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Ölümü ve mezardan çıkarılıp hesap yerinde Allah’ın huzurunda duracağınız zamanı çok hatırlayın ki dünyadaki zorluklar size kolaylaşsın.”

Vefatı anında yaptığı vasiyetinde de şöyle buyurmuştur: “Ey oğulcuğum! Arzu ve isteklerini azalt, ölümü hatırla, dünyayı bırak, sen ölümün zimmetinde ve dünya zorluklarının hedefindesin ve dertlere ve sıkıntılara yenik.”

Böylece insan her zaman acizliğini ve çaresizliği anlayarak ölümden sonraki hayattan gafil olmayıp yaratıcısına sığınmalı ve her an ona muhtaç olduğunu kalbinin derinliklerinde hissetmelidir.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*