Hicretin 255. Yılı, şaban ayının 15’i ve bir Cuma gecesi, Irak da bir yer, bir nur göründü ve aydınlattı dünyayı.
İşte o yer … Samerra, orada bir nur doğdu sonra bütün evrene aydınlattı nuruyla. Ve sendin o Ya Mehdi, gönüllere sefasın, kanayan Kerbela’ya devasın, Hüseynin kanlı bedenine ve kesik başına şifasın.
Ama henüz gelmemişti vakit ve ALLAH(cc) gaybete çekti seni, göremiyoruz seni evet ama bekliyoruz ve hissediyoruz güzel kokunu.
İşte zulüm çoğaldı, ezilir oldu dünya insanları ve silinmek istendi İslâm dini kainattan. Müslümanlar katlediliyor, işkence altındaki insanların feryatları arşı alayı titretiyor. Hele o küçücük çocuklar, onlarda işkencelerle öldürülüyor.
Çocuklar seni haykırır oldu artık “gel Ey Mehdi, gel artık, kurtar bizi ve kaldır bu zulüm perdesini üzerimizden”.
Ya Mehdi… gözler arar oldu seni, diller anar oldu seni ve kalpler haykırdı adını bir bir.
Yücelere haykırdık adını ve Yalvardık Rabbimize her seferinde “ Ya rab kurtar bizi zulümden, gönder Salih kulun Mehdiyi ve bizi tek başımıza bırakma, şüphesiz sen iman eden kullarını çaresiz ve yalnız bırakmazsın”.
Dua bitti ve bir salavat getirdik hep bir yürekten Ceddin Rasulullaha (saa) ve siz pak Ehlibeytine.
İşte şimdi gönüllerimiz ferahladı, gözlerimiz aydınlandı.
Ve biz haykırıyoruz sana, gel artık Ey Yar, dolmadı mı daha vakit, biz tükendik hasretinle.
İşte zulüm, işte insanlığın ezilişi ve Ehlibeyt dostlarının gördüğü hakaret ve aşağılanmalar her yerde. Evet, doğru zulüm dünyayı kaplamış, ama unuttuğumuz bir şey var.
Biz… Biz senin zuhurun için neler yapabildik, bizler Allah’a iman eden Salih kullar ve sana Allah yolunda yardım edecek sadık askerler olabildik mi?
Allah kalplerimizdekileri bilendir, Allah bizi bizden daha iyi tanıyandır.
Andolsun, Kâbe’nin Rabbi’ne ki işte bizler burada toplandık ve seni anıyoruz hep bir yürekten, işte hazırız, senin sadık askerlerin olarak bu yolda sana yardım etmeye hazırız.
Anam babam sana feda olsun Ey Allah Resulünün evladı, gel artık gel ki, dinsin İmam Ali’nin sızısı, gel ki kan kusmasın artık İmam Hasan, dinsin içimizdeki Kerbela acısı, sen gel ki küçük çocuklar ağlamasın artık ve kalksın bu sensizlik örtüsü üzerimizden.
Gel Ey Yar, Gel Ey Mevla, Gel gönüllerin Sultanı, Dillerin destanı, Mazlumların sığınağı.
Dertler seninle tükenir ancak, Kalpler seninle huzur bulur ancak ve İslâm seninle var olur ancak…
Zeynel YILDIRIM
