İmam Rıza (a.s) şöyle buyuruyor:
“Ümeyye oğulları Aşura günü oruç tutmaktadır. Bugün İslam ve Müslümanlar yas ve matemdedir. Öyleyse bugün oruç tutmayınız. Her kim bugün oruç tutarsa Ümeyye oğulları gibi cehennem ateşi nasipleri olacaktır.”
İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor:
“Şüphesiz bugünün orucu musibet için değildir. Sadece Ümeyye Oğullarının salim kalmaları için şükürdür. Hüseyin (a.s) Aşura günü musibet görmüştür. Eğer sende bugün musibete uğramışlardansan bugün oruç tutma. Ve eğer Ehlibeytle alay etmek ve eğlenmek istiyorsan ve Ümeyye Oğullarının sağlık sıhhatleri seni sevindiriyorsa bugün Allah’a şükür etmek için oruç tut.”
Muhammed bin Müslim ve Zurare bin A’yan Ebu Cafer İmam Muhammed Bakır’dan (a.s) Aşura Günü oruç tutmanın hükmünü sorduklarında İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur:
“Ramazan ayı orucundan önce o gün oruç tutmak farzdı, ancak Ramazan Ayı orucu nazil olduktan sonra bu oruç terk edildi.” (Men la yehduruhu’l Fakih, c. 2, s. 224)
Başka bir rivayette İmam Muhammed Bakır (a.s) bu soruya şöyle yanıt vermektedir:
“Ramazan ayı orucunun farz olmasından sonra o gün oruç tutmak terk edilmiş ve bidattir.” (Usul-u Kafi, c. 4, s. 146, Aşura ve Arife günü oruç tutma bölümü, 4. Hadis)
Aşura Günü Oruç Tutmak Emevilerin İmam Hüseyin’in (a.s) Şehadetini Kutlamak İçin Uydurdukları Bidattir
Bir başka rivayette birisi İmam Cafer Sadık’tan (a.s) Aşura günü oruç tutmanın hükmünü sorduğunda imam (a.s) şöyle yanıt vermiştir:
“Aşura günü, İmam Hüseyin’in -aleyhi selam- şehit edildiği gündür. Eğer imam Hüseyin’le (a.s) alay etmek (ve başına gelenlerden dolayı eğlenmek) istiyorsan Aşura günü oruç tut. Ümeyye Oğulları (Allah onlara lanet etsin) ve İmam Hüseyin’in (a.s) öldürülmesi için onlara yardım eden Şamlılar, “eğer Hüseyin öldürülür, Hüseyin’e (a.s) karşı savaşa gidenler sağ salim geri döner ve hilafet Ebu Süfyan oğullarının olursa Aşura gününü kendileri için bayram ve o gün şükür kastıyla oruç tutmayı nezir etmişlerdi (adakta bulunmuşlardı). Dolayısıyla o günden beri bu olay Ebu Süfyan oğullarının bir sünneti ve geleneği oldu. İnsanlar da topluca onların bu sünnetine uydular. Evet bundan dolayı bugün (Aşura günü) oruç tutmaktalar ve bugün aile ve yakınlarını sevindirmektedirler.”
İmam Cafer Sadık (a.s) daha sonra şöyle buyurdu:
“Şüphesiz bugünün orucu musibet için değildir. Sadece Ümeyye Oğullarının salim kalmaları için şükürdür. Hüseyin (aleyhi selam) bugün (Aşura günü) musibet görmüştür. Eğer sende bugün musibete uğramışlardan isen bugün (Aşura günü) oruç tutma. Ve eğer Ehlibeytle alay etmek ve eğlenmek istiyorsan ve Ümeyye Oğullarının sağlıklı ve sıhhatli olmaları seni sevindiriyorsa bugün Allah Teala’ya şükür etmek için oruç tut.” (Emali, Şeyh Tusi, s. 667, sayı: 1397 / 4)
Ubeyd bin Zurare, Ebu Abdullah İmam Cafer Sadık’tan (a.s) Aşura günü oruç tutmanın hükmünü sorduğunda imam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurdu:
“Kim bugün (Aşura günü) oruç tutarsa onun bugünden aldığı pay ve hisse İbn Mercan ve Al-i Ziyad’ın bugünden aldıkları pay ve hissesi kadardır.”
“Onların bugünkü pay ve hisseleri nedir?” diye sorunca şöyle buyurdu: “Cehennem ateşi! Cehennem ateşinden ve insanı cehennem ateşine yaklaştıran amellerden Allah’a sığınırız.” (Usul-u Kafi, c. 4, s. 147, numara: 6; Tehzib, c. 4, s. 301, numara: 912; İstibsar, c. 2, s. 135, numara: 443. Görüldüğü üzere kaynaklar Ehlibeyt mektebinin en önemli dört kitabından üçüne aittir.)
İmam Cafer Sadık’tan Aşura ve Tasua günü orucu hakkında sorduklarında imam (a.s) şöyle buyurdu:
“… Bugünler oruç tutma günleri değildir. Bugün gök ve yeryüzü ehlinin ve tüm müminlerin musibet, üzüntü ve keder günüdür. Ve bugün İbn Mercan, Al-i Ziyad ve Şam ehlinin sevinç ve mutluluk günüdür. Allah’ın öfkesi onlara ve soylarının üzerine olsun…” (Vesailu’ş Şia, Şeyh Hürrü Amuli, c. 10, s. 460, hadis: 13847.)
İmam Rıza (a.s) Aşura günü oruç tutmak hakkında şöyle buyurmuştur:
Ümeyye oğulları Aşura günü oruç tutmaktadır. Bugün İslam ve Müslümanlar yasta ve matemdedir. Öyleyse bugün oruç tutmayınız. Her kim bugün oruç tutarsa Ümeyye oğulları gibi cehennem ateşi nasipleri olacaktır.
Emevilerin Aşura Gününü Tahrif Ettiklerine Dair Açıklamalar
Meşhur filozof ve tarihçi Ebu Reyhan Biruni “El-Asar-ül Bakiye” isimli kitabında şöyle yazıyor: “Ümeyye oğulları (Hz. Hüseyin’i öldürdükten sonra) Aşura günlerinde yeni elbiseler giyiyor, süsleniyor, sürme sürüyor ve bayram yapıyorlardı. Bugünde ziyafetler verip güzel yemekler ve tatlılar yapıp dağıtıyorlardı. Bu onların saltanatları boyunca devam edip sonra da bir gelenek haline dönüştü ve böylece onlardan sonra da Ehl-i Sünnet içerisinde devam etti… Ama Şiiler bugünde Hz. Hüseyin’in şehadeti münasebetiyle ağıtlar yakıp ağlıyorlar…” (El-Kuna vel-Elkab, C.1, S.431)
Meşhur Sünni tarihçi Makrizi “El-Hutat” isimli eserinde şöyle yazıyor:
“Mısırdaki Ali taraftarları (Fatımiler), Aşura günlerini yas ve hüzün günü olarak bilip o günde pazarları tatil ediyorlardı. Onların devleti yıkılıp yerine Eyyübi sultanları iş başına geldiklerinde, onların tam aksine Aşura günlerini sevinç ve neşe gününe dönüştürerek, bu günde aile ve dostlarına ziyafetler vermeğe, hamama gitmeye ve süslenmeğe başladılar. Bu vesileyle esasında Şamlıların Haccac-ı Zalim zamanından itibaren başlayan adetlerini, Şia’ya inat devam ettirmeği amaçladılar…
Sonra şöyle devam ediyor Makrizi:
“Biz kendimiz bizzat Eyyubilerin, Aşura günlerinde yaptıkları sevinç gösterilerinin kalıntılarını gözlerimizle gördük.”(el-Hutat (Makrizi, c.1, S.490)
Alevi-Şia Kaynaklarında Aşura Günü Hakkında Uydurulan Rivayetlerin Reddi
Şeyh Saduk kendi senediyle İlelu’ş-Şerayi ve Emali kitaplarında Cibille-i Mekkiye’den şöyle nakleder:
“Hz. Ali’nin (a.s) sır dostlarından olan Meysem Temmar şöyle rivayet etmektedir:
“Allah’a yemin olsun ki bu ümmet kendi peygamberlerinin torununu Muharrem ayının onuncu günü öldürecek ve Allah’ın düşmanları o günü bereket günü yapacaklar. Bu iş Allah’ın ilminde geçmiş kesin kazalardandır. Hz. Ali’nin (a.s) bana öğrettiği ilim üzere ben bundan haberdar oldum. (Meysem bu olayları anlattığında daha Aşura olayı vuku bulmamıştı.)
Hz. Ali (a.s) bana bildirdi ki tüm yaratıklar hatta çölün yırtıcı hayvanları, denizdeki balıklar ve gökte uçan kuşlar bile Peygamber’in (s.a.a.) torununa ağlayacaktır.
Güneş, ay, yıldızlar, gök, yer, insan ve cinlerin mümin olanları, göklerdeki tüm melekler, Rıdvan meleği (cennetin koruyucu meleği) ve cehennemle görevli olan Malik, tüm koruyucu melekler, gök ve arşı koruyan meleklerin hepsi Hüseyin’e ağlayacaklar.”
Meysem (r.a) daha sonra şunları söyledi:
“Allah’a ortak koşanlara, Yahudi, Hıristiyan ve Mecusilere Allah’ın laneti gerekli olduğu gibi Hz. Hüseyin’i öldürenlere de bu lanet gerekli olmuştur.”
Cibille diyor ki Meysem’e “Nasıl halk Hz. Hüseyin’in (a.s) şahadet gününü bereket günü bileceklerdir?” diye sordum.
Meysem bu soruya karşılık ağlayarak şöyle dedi:
“Kendileri uydurdukları bir hadis gereğince Aşura gününün Hz. Adem’in (a.s) tövbesinin kabul olduğu gün olduğunu söyleyecekler, oysa Hz. Adem’in (a.s) tövbesi Zilhicce ayında kabul olunmuştur.
Yine onlar Aşura gününde Yüce Allah’ın Hz. Davud’un (a.s) tövbesini kabul ettiğini söyleyecekler; oysa Davud’un (a.s) tövbesi de Zilhicce ayında kabul olmuştur.
Onlar bugün Allah’ın Hz. Yunus’u (a.s) balığın karnından kurtardığını söyleyecekler, oysa Allah Teala Hz. Yunus’u (a.s) Zilkade ayında balığın karnından çıkarmıştır.
Onlar Aşura gününde Hz. Nuh’un (a.s) gemisinin sahile yanaştığını söyleyecekler, oysa bu olay Zilhicce ayının on sekizinci günü vuku bulmuştur.
Onlar bu günde İsrail oğullarının kurtulması için denizin Allah tarafından Hz. Musa (a.s) için yarıldığını söyleyecekler; oysa bu Rebiulevvel ayında gerçekleşmiştir….”
Yine Ehlibeyt mektebinin kaynaklarında çeşitli senetlerle İmam Muhammed Bakır (a.s)’dan nakledilen ve Ehlibeyt dostlarınca sürekli okunan Aşura Ziyareti duasında şu cümleler yer almaktadır:
“Allah’ım bu Aşura günü Ümeyye oğulları ve ciğer yiyen kadının oğlu tarafından kutlu ve mübarek bir gün olarak bilinir…. Bugün Ziyad oğullarının ve Mervan oğullarının Hz. Hüseyin’i (Allah’ın selamı ona olsun) öldürdükleri için sevindiği bir gündür. Allah’ım onlara olan lanet ve azabını iki kat eyle….”
