Evli Çiftler Arasında Sağlıklı Diyaloğun Çerçevesi Nedir?

Çiftler arasındaki anlaşmazlıklar ve tartışmalar doğal ve kaçınılmaz bir tesadüftür, ancak bazı insanlar bu anlaşmazlıkları nasıl yöneteceğini bilirken bazıları da sonu pişmanlığa varacak şekilde tartışıp kavga ederler.

Evlilik, iki insan arasında meydana gelen uzun bir diyalogdur ki bazen olgunlaşmamışlık, deneyimsizlik, zevk ve kültür farklılıkları nedeniyle bazen tartışmalara sebep olmaktadır. Eskilerin sözlerinde olduğu gibi “karı kocanın kavga ettiğini ve aptalların inandığını” söylediğimiz doğrudur, ancak karı koca arasındaki uzun anlaşmazlıklar, barışmaya yol açsa bile, tarafların duygularını incitir ve evlilik ilişkilerini çoğunlukla sekteye uğratır bozar ve eşlerin evliliğe ve birbirlerine olan güvenlerin sarsar.

Birçok çift düzgün iletişim kuramaz ve tartışmadan açık konuşamaz ve hayatlarında bir sorun ve zorluk olduğu anda, hızla etkisiz argümanların bataklığına kapılırlar ve kavga etmekten kaçınamazlar.

Uzun yıllardır birlikte yaşayan iki insan arasındaki anlaşmazlıklar ve zevkler, farklı kültürlere, etik ve genetiğe sahip iki farklı ailede yaygın ve kaçınılmaz olsa da, uygulamaya koyacağımız birkaç yöntemle basit bir tartışmayı zorlu bir kavgaya dönüştürmekten kurtarabiliriz. Bunun için aşağıda sunacağımız konulara dikkat etmek bu hususta yararlı olacaktır.

1- Birbirinize Öfkeliyken Ayrı Kalın

Bazı çiftler, aralarında bir sorun olduğunda, sorunu çözmek için aynı anda konuşmaları gerektiğini düşünürken, aslında bir sorun olduğunda birbirlerinden geçici bir süreyle uzaklaşmak daha iyidir. Sizin eşinize “Sana çok kızgınım, hemen konuşup bana açıklama yapman lazım!” demeniz yanlıştır. Bunun yerine “Kızgınım ve senin kızgın olduğunu hissediyorum, bu durumda konuşmak bizi daha kötü hissettiriyor, lütfen birkaç saat içinde gelip konuş.” Demeniz olası bir krizi önlemek demektir.

2- Eleştiri Yerine İstekte Bulunun

Genellikle, kadınlar sürekli kocalarını eleştirmeye başlarlar. İşten yeni gelmişsiniz tam dinlenmeye başladığınız bir anda eşinizin, “Neden elbiselerini sağa sola attın, benim de akşama kadar ev işlerini yapıp yorulduğumu bilmiyor musun? Diye eleştirmesi yanlıştır. Onun yerine insanın eşi uygun bir zamanda “Zannedersem elbiselerini aceleyle değiştirmişsin, eğer üzerinden çıkardıklarını dolaba koyarsan sevinirim” şeklinde bir istekte bulunursa koca eşinin istediklerini memnuniyetle yapacağı gibi günün yorgunluğunu da üzerinden atar. (Tabi bu her iki taraf içinde geçerlidir.)

3- Rahatsızlığınızı açık ve net bir şekilde açıklayın

Bazen bir sorun sizi veya eşinizi üzer, ancak bunu uzun süre içinize atar, konuşmaz ve üzgün olduğunuz hale hareket etmezsiniz veya sürekli ironi yaparsınız. Örneğin; “Durumum çok açıktı! Sanırım senden başka herkes anladı! Açıklama yapmayı sevmiyorum. Bunca yıldan sonra rahatsızlığımı anlaman gerekirdi.”Dersiniz ki bu yanlıştır onu yerine “Misafirlikte akşam yemeğinde söylediklerin beni çok kötü hissettirdi. Üzüntüm hakkında konuşmak istedim.” Demeniz rahatsızlığınızı herhangi bir krize dönüştürmeden eşinizle halletmenize daha çok yardımcı olacaktır.

4- Önyargıdan önce soru sorun

 Eşinize çok kızgın ve üzgünsünüz çünkü gece geç saatlerde eve geliyor ve sizde sürekli eve geldiği anda konuşmak yerine bir tartışma başlatıyorsunuz ve sonu kavgayla bitiyor. Bu da sizi birbirinizden daha uzaklaştırıyor.  Böyle bir durumda sizin eşinize “Eve çok geç geliyorsun, bana olan ilgini kaybetmişsin gibi hissediyorum ve ailenle vakit geçirmek istemiyorsun. Neler olduğu belli değil, ki bilmiyorum.” Demeniz yanlış bir şeydir. Onun yerine eşinize “İşinle ilgili bir sorun mu var? Bu günlerde kendini yorgun hissettiğini zannediyorum çünkü eve geç geliyorsun. Sana nasıl yardımcı olabilirim?” demeniz sorun oluşmadan konuyu anlamanıza ve birlikte çözmenize yardımcı olacaktır.

5- Tartıştığınız konuyla ilgisi olmayan yeni tartışmalara girmeyin

Eşiniz size danışmadan bir şey yaptı veya sizinle konuşmasını beklediğiniz bir satın alma işlemi yaptı. Kızgınsınız, ama sürekli eski konuları gündeme getirip tartışmayı başka yerlere çekiyorsunuz ve tartışmanın alanını genişleterek “Zaten sen en başta da böyleydin!” deyip yanlışınıza devam ederek; “Bu kararı vermeden önce bana danışmalıydın? Artık yoruldum! Diğer taraftan annenin o gün beni ne kadar incittiğini unutmadım! Bunu bilerek yaptığınız biliyorum” diye söylenmeniz sorunu çözmez onu yerine “Görüşümü almadan bu kararı vermenden incindim ve  bunu yapmadaki nedenlerini duymayı bekliyorum” deseniz iyi olur.

6- Tartışmayı kazanmak yerine çözümü düşünün

Duygusal bir ilişkide kaybeden ve kazanan yoktur. Eğer haklıysan, karın üzülecek, bu yüzden karının rahatsızlığı seni üzecek ve tam tersi! “Ben sana dememiş miydim? Şimdi sana da kanıtlandı” cümlesi duygusal ilişkinin zehridir. Bunu söylemek ve haklı olduğunuzu kanıtlamak yerine, “İkimiz de üzgünüz, bu konu veya soruna nasıl bir çözüm bulabileceğimiz düşünmemiş gerekir,” demek daha iyidir.

7- Sadece eşinizin davranışını eleştirin, kişiliğini değil!

“Gamsız vurdumduymaz bir insansın ve hiçbir şey umurunda değil” sözleri karakteri yok eden bir cümle örneğidir. Bir sorunu çözme bağlamında eşinizin kişiliğini hedeflemek yerine, konuya geri dönün. Örneğin, “Bazen oğlumuzun eğitim durumunun yeterli olmadığını hissediyorum, bu konuda endişelenmiyorsun, ne zaman konuşacağız?” demeniz soruna odaklı bir eleştiri olacak ve eşinizi de onu çözmeye itecektir.

Son olarak şunu unutmamak gerekir ki evlilik kriz ve sorunları yönetme sanatıdır, bunu yapabilen çiftler evliliğin hedefine ulaşmış çiftlerdir.

 Çorum Ehlibeyt Vakfı Araştırma ve Toplumu Aydınlatma Çalışma Grubu

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*