Hz. Fatıma Zehra’nın (s.a) Kutlu Doğumu

İmam Cafer Sadık’tan (a.s) Hz. Fatıma’nın (s.a) kutlu doğumunun nasıl gerçekleştiği sorulduğunda şöyle buyurmuştur: “ Hz. Hatice Peygamberimizle (s.a.a) evlendiği için Mekke’nin önde gelen kadınları onunla irtibatı kesmişlerdi. (Çünkü Peygamber (s.a.a) yetim ve fakirdi, hem de o zaman peygamber bile değildi, ama Hatice zengin hatırı sayılır kişilerdendi.) Öyle ki ne yanına geliyorlardı, ne selam veriyorlardı, ne de bir kadının yanına gelmesine izin veriyorlardı. Bundan dolayı Hz. Hatice yalnız kalmanın ve toplumdan dışlanmanın hüznünü yaşıyordu.

Ancak Hz. Fatıma’ya hamile kalınca yalnızlığı hafifledi, çünkü karnındaki bebek onunla konuşuyor ve annesini sabretmeye davet ediyordu. Hz. Hatice bir müddet bu durumu Peygamberden (s.a.a) gizledi. Ama bir gün eve geldiğinde Hz. Hatice’nin, kızı Fatıma’yla konuştuğunu duydu. Ey Hatice kiminle konuşuyorsun, diye sordu. Hz. Hatice, karnımdaki bebekle konuşuyorum, o bana teselli veriyor, diye cevap verdi.

Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.a) şöyle buyurdu: Ey Hatice! Bak Cebrail yanımda ve bana o çocuğun kız olacağını, pak ve mübarek bir soya sahip olacağını ve Allah Teala’nın benim soyumu ondan devam ettireceğini, onun soyundan imamlar geleceğini, vahiy kesildikten sonra onların yeryüzünde Allah’ın halifeleri olacağını bildiriyor.

Hz. Hatice hamileliği boyunca Hz. Fatıma ile konuşuyordu. Doğum anı gelince Kureyşin ve Haşimoğullarının kadınlarına kendisine yardımcı olmaları için haber saldı. Ancak onlar sen bizim sözümüzü dinlemedin, bize karşı geldin, gidip Ebu Talib’in yetimi, fakir ve malı-mülkü olmayan Muhammed (s.a.a)  ile evlendi, bundan dolayı yanına gelmeyeceğiz ve hiçbir yardımda da bulunmayacağız, diye cevap verdiler.

Hz. Hatice bu duruma çok üzüldü. Ne yapacağını bilmez haldeyken birden içeri dört tane hanımefendi giriverdi. Hepsi de esmer ve uzun boyluydu, Haşimoğllarının kadınlarına benziyorlardı (ancak onlardan değillerdi.) Hz. Hatice onları görünce korktu. Bunu gören kadınlardan birisi ey Hatice üzülme bizi rabbin sana gönderdi, biz senin kardeşleriniz. Ben (Hz. İbrahim’in (a.s)  eşi) Sara’yım, bu (Fravun’un eşi) Asiye b. Müzahim ki cennette senin yanında olacak, onun yanındaki İmran kızı Meryem ve diğeri de Hz. Musa’nın (a.s) kız kardeşi Gülsüm. Allah bizi doğumunda sana yardımcı olmamız için gönderdi.

Bunun üzerine birisi Hz. Hatice’nin sağına, diğeri soluna, bir ön tarafına diğeri de arka tarafına oturarak ona yardımcı oldular. Hz. Fatıma pak ve tertemiz olarak dünyaya geldi. Anne karnından yere düştüğün ondan öyle bir nur yükseldi ki Mekke’de buluna bütün evleri aydınlattı. Dünyanın doğu ve batısında da bu nurun aydınlatmadığı hiçbir yer kalmadı.

Bu esnada on tane Huri içeri girdi. Her birinin elinde cennet taslarından bir tas ve cennet ibriklerinden bir ibrik vardı. İbriklerde de Kevser Suyu vardı. Önde duran kadınlardan bir tanesi onu Kevser Suyuyla alarak Hz. Fatıma’yı yıkadı. Ardından iki beyaz bez çıkardı ki sütten beyaz ve miski amber kokusundan daha güzel kokuyordu. Bir tanesiyle onu sardı diğerini de başına bağladı. Sonra yeni doğan bebekle konuşmaya başladı. Bunun üzerine Hz. Fatıma kelimeyi şehadeti dile getirerek şöyle buyurdu: Şehadet ediyorum ki Allah’tan başka ilah yoktur, babam Allah’ın elçisi ve peygamberlerin en üstünüdür, eşim Ali evliyanın başıdır ve çocuklarım (hasan ve Hüseyin) torunların efendileridirler. Ardından orada bulunan kadınlara selam verdi ve her birine ismiyle seslendi. Orada bulunan kadınlar ve huriler sevinçle gelerek Hz. Hatice’yi kutladılar.

Göklerde bulunanlar da Hz. Fatıma’nın kutlu doğumundan dolayı birbirlerini tebrik ettiler. Gökte öyle bir nur belirdi ki Melekler daha önce öylesini görmemişti.

Kadınlar şöyle dediler: Ey Hatice! Çocuğunu kucağına al. O ve soyu temiz, pak, arınmış, mübarek, bereketlidir. Bunun üzerine Hz. Hatice sevinçle yavrusunu kucağına aldı ve süt verdi.

Hz. Fatıma’nın (doğumu mucizevi ve bereketli olduğu gibi büyüyüp gelişmesi de mucizeviydi.) Normal bir çocuğun bir ayda büyüyüp gelişmesi kadar o bir günde büyüyüp gelişiyordu ve normal bir çocuğun bir yılda büyüyüp gelişmesi kadar o bir ayda büyüyüp gelişiyordu.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*