Ramazan Geldi Hoş Geldi Gönüllere Neşe Verdi

Ramazan geldi hoş geldi, gönüllere neşe verdi, cennet kapıları açıldı, her yere tuba kokusu saçıldı, cehennem kapıları sonuna kadar kapatıldı, şeytanlar zincire vuruldu ve yaratılışın incisi olan biz insanlar için evrendeki denge bir aylığına yeniden kuruldu. O yüzden fırsatı değerlendirelim…

Konu komşu, eş, dost akraba bütün herkese haber verin, İlahi ziyafete davetliyiz. Elbiseniz, üstünüz ve başınızla birlikte kalbinizi ve gönlünüzü de temizleyin. Hep birlikte gidiyoruz İlahi ziyafete. Tutalım oruçlarımızı, okuyalım Kur’anlarımızı, camiler dolup taşsın kılalım namazlarımızı; iftar sofraları kurulsun, fakir fukaraya duyurulsun; unutmayalım yetimleri, görmezden gelmeyelim fakirleri, verelim fitrelerimizi sigortalayalım bedenlerimizi.

Sevinelim Ramazan ayının On beşinde İmam Hasan Mücteba’nın kutlu doğum gününde, Nübüvvet ve Velayet bağının ilk masum pak yavrusu dünyaya geldiğinde.

On dokuzu olduğunda Ali Murtaza’ya kanat gerelim, oruçluyken mescitte sabah namazı kıldığı esnada İbni Mülcemin O’nu şehit etmesine izin vermeyelim, deme bunu yapamayız Ali şehit oldu ve Kabe’nin Rabbine ant edip kurtuldu, o zaten ölüme bir çocuğun annesinin süt dolu göğsüne olan isteğinden daha meraklıydı.

Bil ki ey can! Tutarsak oruçlarımızı, kılarsak namazlarımızı, gidersek Ali’nin şehit düştüğü mescitlere, yaşatırsak yolunu İmam Ali’yi yaşatmış oluruz, böylelikle İbni Mülcem gibi örümcek tutmuş karanlık beyinler ne onu ne adını ne de nurlu yolunun ışığını söndüremeyeceklerini anlarlar artık.

Kadir geceleri geldi mi iner gökten yere Ruh ile tüm melekler selam verip esenlik dilerler bu gecelerde uyanık kalanlara, tutarlar kayıtlarımızı sunarlar Allah’ın son hücceti özlemle gelişini beklediğimiz İmam Mehdi’ye.

Eğer Kadir gecelerinin (Ramazan ayının 19, 21 ve 23. Geceleri) kadrini bilmezsek 1000 aydan (83 yıl) daha hayırlı bir hazineden mahrum kalmış oluruz, oysa eğer istersek Kadir Gecelerinde sabaha kadar uyanık kalarak tüm olumsuz geçmişimizi telafi edebiliriz. Çünkü tüm meleklerin gökten yeryüzüne inmesiyle 1000 ayın rahmet esintisi, bağışlayan bahar rüzgârı bu gecelerde uyanık kalanların ruhlarını öyle bir okşuyor ki sabah olduğunda insan kendini adeta annesinden yeniden doğmuş gibi sanıyor.

Hiç tutmadım ya da tutamam deme gel bir kere sende dene, nefsi dizginlemek neymiş göreceksin, aldığın manevi lezzetin tadında adeta öleceksin.

Açlık neymiş anlayacağız, susuzluğumuzla Şehidi Kerbela’yı anacağız, bir öğün açlığa dayanamam diyen biz, dirençle sahurdan iftara aç kalacağız; öğrendik mi direnmeyi önce nefsimize sahip olacağız, elimiz gözümüz, kulağımız, kalbimiz, gönlümüz ve benliğimize gem vurmayı öğreneceğiz, artık nefis bizi değil biz onu yönlendireceğiz, nefsimizde devrim yapınca sıra dışarıdaki zalimlere gelecek; düne kadar bunlar çok güçlü diye korktuğumuz zalimlere dur demeyi başaracağız.

Bak Yemenli yalın ayaklı yiğitlere nasılda dur dediler, ellerindeki basit tüfeklerle en donanımlı Siyonist Ameristanlı (İsrailli-Amerikalı-Arabistanlı) zalimlere.

Hatırla Filistinli kardeşlerimizi 70 yıldır direniyorlar zalim Siyonist İsraillilere, daha düne kadar ellerinde sapan ceplerinde taş vardı bu direnme sayesinde şimdi o taşları füze oldu zalimlerin başına yağıyor ve artık İsrail durmanın ne olduğunu anlıyor.

Kula kulluk yok artık, bizi kandıramaz süslü sözler, Tevhit yeryüzüne hâkim olmadıkça, sonunda beklenilen, özlenilen Mehdi gelecek, İsa yeryüzüne inecek her şey güzel olacak, dünyada barış, eşitlik kardeşlik ve huzur güneşi doğacak, sahte kurtarıcılar, sahte yöneticiler, sahte liderlerin hepsi karanlıklarında boğulacaklar. Kurtulacak insanlık, sona erecek karanlık, batılın kökü kazınacak, yeryüzüne sadece Hak sahip olacak…

Ne mutlu bizlere, böyle Ramazan hoş geldi sefa geldi, kalbimize, gönlümüze evimize neşe ve huzur verdi…

RaMaZan AYıMıZ MüBaReK OlSuN…

Özgür Arapoğlu

Çorum Ehlibeyt Vakfı

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*