DÜZENİN YARATICISI

Elektronik Beyin; Bilgisayar

Günümüzde insanoğlu, yapmakta zorlandığı işlerinin büyük bir bölümünü, icat ettiği çeşitli makine ve cihazlar yardımıyla yapmaktadır. İnsanı hayretlere düşüren bu cihazlardan biri, çok hızlı işlem yapma özelliğine sahip, büyük bilgileri çok küçük alanlarda saklayabilen ve istendiğinde bu bilgilere çok kısa zamanda ulaşabilen bilgisayardır. Hayatımızın her alanında işlevliği bulunan bilgisayarlar yeri geldiğinde arşivinde bulunan bir hastalığın geçmişini, birkaç dakika zarfında, hem de dakik bir şekilde doktora verebilmekte ve bir veya on yıl önce verilen raporun bütün detaylarını inceleyerek hastalığı teşhis edebilmekte ve tedavi yöntemini belirleyebilmektedir. Bu aygıt, gerekli görülen ilâcı hastahane eczanesinden sipariş verip ilâcı hastaya vermesi için hasta bakıcıyı da bilgilendirebilmektedir.

Günümüzde hemen hemen her önemli fabrikada, makinelerin kontrol ve ayarı için insan yerine özel bilgisayar ve robotlar kullanılmaktadır.[1]

Bu cihaz, tesadüf eseri mi meydana gelmiştir? Yoksa zekâlı ve kabiliyetli bir yapımcının ürünü müdür? Bu cihaz hakkında bilgi sahibi olan herkes, yapımcısının akıl ve zekâsının yüceliği karşısında saygıyla eğilir.

Otomatik Mutfak

Orbis, bir saat zarfında bin kişi için nefis yemekler hazırlayan bir robotun adıdır. Şimdilik bu robot, bazı ülkelerde, yol arası lokantalarda kullanılmaktadır. Bu robotun yaptığı iş, tam yirmi usta aşçının yaptığı işe denktir.

Aracınızı lokantanın park alanına çekip hemen yanı başınızdaki hoparlörün orta tuşuna dokunacak olursanız, “Ne arzu ederdiniz?” diye bir ses duyacaksınız. İsteğinize bağlı olarak birkaç çeşit yemek siparişi verebilirsiniz ve yaklaşık sekiz dakika sonra yemeğiniz önünüzde hazır olacaktır.

Otomatik Mutfağın Çalışma Tarzı

Müşterinin tuşa basmasıyla Orbis’in lambası yanar. Müşteri, sandviç türü yemeklerin siparişini verdikçe, Orbis’in karşısında oturan biri komut verir ve robot çalışmaya başlar. Ekmek otomatik bir bıçakla kesilirken, bir et parçası ocağa gönderilir ve dört dakika yedi saniye zarfında piştikten sonra diğer sandviç malzemeleriyle birlikte otomatik olarak ekmeğin üzerine konur, daha sonra plastik bir poşet içinde sıcacık bir sandviç müşteriye sunulur.[2]

Muazzam şekilde donatılan bu robotun bir yapımcısı yok mu ve tesadüf eseri midir? Yoksa nice bilim adamlarının düşünce ve emeklerinin ürünü olan dakik muhasebeler sonucunda mı üretilmiştir?

Kuşkusuz bu örneklerde gözlemlenen düzen, kâşiflerinin düşünce ürünüdür. Eğer bu kâşifler, dakik ve detaylı muhasebeler yapmaz ve bu aygıtları keşfetmeselerdi, kesinlikle bugün bu ürünler var olmayacaktı.

İşte buradan hareketle, genel ve kesin bir kural elde edilir: Düzen ancak, bilgi ve kudret sahibi bir yapımcıdan kaynaklanabilir. Tesadüf, ilgi çekici olgularda görülen düzeninin dayanağı olamaz. Çünkü her şeyin belli bir düzeni vardır ve bu düzene göre “soğuk suyun” yakıcı olmasını beklemek ne kadar yersiz ise, tesadüfün de düzen doğurmasını beklemek bir o kadar yersizdir.

Ayrıca beyin, sinirler, sindirim sistemi, kalp, göz ve sınırsız varlıklarda görülen esrarengiz düzen, bilge ve güçlü bir yaratanın, evreni yarattığını ve düzen verdiğini kanıtlayan yeterli bir delildir. Evrene egemen olan esrarengiz düzen üzerinde araştırma yapmakla, yaratanın azameti daha iyi algılanacaktır. İnsanın beden ve beyin yapısındaki esrarengizliğin, elektronik beyinlerdekinden daha az olduğu nasıl söylenebilir?

Bütün bunlar, bilgi ve kudret sahibi yaratıcının yüceliğini göstermektedir. Ayrıca insanda mevcut olan kavrayış, yaratıcısının da bilgi ve kavrayış sahibi olduğunu kanıtlamaktadır. Çünkü kavrayış ve bilinçten yoksun birinin, kendi var ettiği ve yarattığına kavrayış ve bilinç vermesi mümkün değildir.

Kur’ân-ı Kerim birçok ayetinde, bu kesin ilke ve apaçık hakikate işaret etmektedir. Bu husustaki bir ayet şöyledir:

“Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah’tır. (Bunların) her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri açıklamaktadır.”[3]


[1]– Danişmend” dergisi, Hicrî-Şemsî 1346 yılının 11. ayının sayısı, s.39-42.

[2]– Danişmend” dergisi, dördüncü yıl, sayı: 10

[3]– Ra’d, 2

Admin Ehlibeyt

Admin Ehlibeyt

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir